Önümüzdeki altı ay! 31 Ocak 2007
Posted by Aybars in ABD, Kerkük, Kürtçe-Kürtçülük.trackback
AMERİKA’NIN SESİ RADYOSU
ÖNÜMÜZDEKİ ALTI AY HEM TÜRKİYE HEM DE BÖLGE İÇİN SICAK GELİŞMELERE AÇIK
ANKARA, 29/01(BYE)— Amerika’nın Sesi Radyosunun 06.30-07.00 Türkçe yayınından:
Bahar aylarında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Irak’ta PKK’ya karşı sınırlı bir operasyon düzenleyebileceğine ilişkin haberler, bir süredir iç ve dış basında yer aldı. Merkezi Washington’da bulunan Brookings Enstitüsü uzmanlarından Ömer Taşpınar, Amerika’nın, bu operasyonun Kuzey Irak’ta istikrarsızlığa yol açmasından kaygılandığını söyledi.
Devrim Çubukçu’nun sorularını yanıtlayan Taşpınar ayrıca, önümüzdeki altı ayın hem Türkiye hem de bölge için sıcak gelişmelere açık olduğuna işaret ediyor.
TAŞPINAR: Amerika’nın korkulu rüyalarından bir tanesi, göreceli de olsa sakin olan Kuzey Irak’ta bir Türk askeri operasyonu. Amerika bunun olmasını istemiyor. Türkiye yine “bir şekilde ben bunu yapıyorum, haberiniz olsun” havasına girdi. Genelde sert bir hava var. PKK’yı neredeyse unuttuk, Kerkük’ü tartışmaya başladık. Sanki Kerkük daha önemliymiş gibi. Bu ortamda Amerika da, Türkiye’yi sakinleştirmek için yüzeysel de olsa bir şeyler yapmak isteyebilir. Mahmur kampına baskın, bunun birinci aşaması olarak görülebilir. Öte yandan, belki de Türkiye’nin bu operasyonu yapmaması için Amerika kendisi kozmetik olarak bir şeyler yapabilir. En ileri aşamada da Türkiye’ye “Çok kısa süreli bir operasyonda ortak hareket edeceğiz, ancak bölgeden bir hafta içinde çıkmanız gerekecek veya sadece hava gücü kullanabileceksiniz” diyebilir. Türkiye’yi bir bakıma kendisiyle koordinasyonlu bir şekilde hareket etmeye itebilir. Yoksa Türkiye’nin tek başına böyle bir şey yapması, Türk-Amerikan ilişkilerini son derece gerecektir. Bunun koordinasyonsuz yapılması çok daha büyük bir kriz yaratacaktır.
ÇUBUKÇU: Önümüzdeki altı ay Türkiye politikası açısından nasıl geçecek?
TAŞPINAR: Hrant Dink cinayeti, önümüzde ne kadar mayınlı bir yol olduğunu gösteriyor. Türkiye’yi maalesef çok daha zor günler de bekleyebilir. Son derece gergin bir ortama giriyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimleri olacak, ulusalcı-milliyetçi bir dalga var ortada. “Hrant Dink’in cinayetinden iyi bir şey çıkabilir mi?” diye düşündüğümde aklıma bir tek şu geliyor: Hrant Dink’in öldürülmesi, Türkiye’deki ulusalcı-milliyetçi havaya karşı basında ve halk nezdinde -cenaze töreninde görebildiğimiz sayısı 100 bini aşan halk kitleleri- bir bakıma milliyetçiliğe karşı bir tepki. Basında okuduğumuz kalemlerin çoğu, Hrant Dink’in ölümünden Türkiye’deki şizofrenik ulusalcı-milliyetçi zihniyeti ve 301. maddeyi ortaya çıkaran mantığı sorumlu görüyor. Bu ortamda “Türkiye’nin Kerkük’e veya Kuzey Irak’a bir operasyon yapması, halk nezdinde daha az onay görebilir” diye ümit etmek istiyorum. Yani Hrant Dink cinayeti, Türkiye’deki ulusalcı-milliyetçi havayı biraz olsun dağıtan bir cinayet oldu. Umarım Hrant Dink, hayatında beceremediği bir şeyi -Türk-Ermeni yakınlaşmasını veya Türkiye’deki milliyetçiliğin hız kesmesini ölümüyle gerçekleştirir ve Türkiye, Kuzey Irak, Kürtler, PKK konusunda Dink’in ölümüyle birazcık daha soğukkanlı davranmaya başlar; gereksiz, ulusalcı-milliyetçi saldırgan bir politika içine girmez. Çünkü zaten Orta Doğu kan içinde. Bir de bizim bir şekilde bu kanlı ortama katkıda bulunmamamız gerekiyor. Soğukkanlı davranıp siyasi açıdan yapılabilecek her şeyi yapmamız gerekiyor ve Kerkük konusunda da son derece gerçekçi olmamız lazım. Kerkük, Türkiye sınırlarından 450 kilometre uzakta. Türkiye’nin bu tip bir operasyon için 500 kilometre kadar içeri girmesi gerekir ki bunun hiçbir gerçekçiliği yok. Umarım bütün bu yaşadıklarımız, bu zor dönem, önümüzdeki altı ay Türkiye’yi daha soğukkanlı, daha gerçekçi olmaya iter.
Yorumlar»
No comments yet — be the first.