“CAMİ HER ZAMAN CAMİ DEĞİL” miş! 4 Haziran 2008
Posted by Aybars in AB, Almanya, Müslümanlık.trackback
DER WESTEN: ANKARA, 30/04(BYE)--- Almanya'nın Der Westen haber portalının 29 Nisan 2008 tarihli internet sayfasında, Dirk Hautkapp imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin çevirisi şöyledir: --Duisburg'da Alman Toplumuna Paralel Müslüman Bir Toplumun Oluşması... İnşaat İzni ve Muhafazakar VIKZ-- Bu ülkede, Müslümanlara ait bir ibadethane inşasından mutluluk duyacak herhalde çok az insan vardır. Duisburg Belediye Başkanı Adolf Sauerland bu insanlardan biri. Köln'de planlanan cami yapımına karşı yoğun bir tepki yaşanırken, Duisburg şehrinin Marxloh semtinde büyük bir caminin açılışına az bir süre kaldı. Ancak, cami her zaman cami anlamına gelmiyor. Öğrenci yurdu ve dükkanlardan oluşan cami projesinin, yapılan gizli bir oylamayla -oy birliğiyle- Duisburg Belediyesince reddinden beri Belediye Başkanı zor durumda. Endişelere anlayış gösterse bile, bir yönetici olarak verilen ret kararını hukuka aykırı olarak değerlendirmeli ve Düsseldorf'taki bölge hükümetine danışmalı. Bunun nedeni, İslam Kültür Merkezleri Birliğinin (VIKZ) yapmak istediği inşaata bir engel olmaması ve böylece inşaatın "karar aşamasında ve kabul edilir durumda" olarak değerlendirilmesi. Marburglu İslam bilimci Ursula Spuler-Stegemann 2005 yılında Hessen eyaleti adına hazırladığı bilirkişi raporunda, VIKZ'nin öğrencileri sert şeriat kurallarını öngören İslam anlayışı doğrultusunda yönlendirdiğine ve gençleri Batı'ya, Hristiyanlığa ve Anayasa'ya karşı yetiştirdiklerine yer verdi. VIKZ, kendisini elit bir organizasyon olarak görüyor, öğrencileri itaatkar ve sıkı bir cinsiyet ayrımcısı olarak yetiştiriyor. VIKZ, o gün olduğu gibi bugün de bütün bu suçlamaları, yanlış ve taraflı olduğunu söyleyerek reddediyor. CDU'nun Başkan Vekili Wolfgang Bosbach için bu yeterli değil. Bosbach, partiden arkadaşı olan Mehmet Yılmaz'ın yönetimde,VIKZ hakkında ülke çapında ayrıntılı bir araştırma yapılmasını istiyor. Wolfgang Bosbach'ın şüpheleri, Köln polisinin 2006 yılında hazırladığı, içinde VIKZ'nin Batı ve demokrasi karşıtı ve de Yahudi düşmanı bir örgüt olduğu şeklindeki görüşlerin yer aldığı rapordan kaynaklanıyor. Burada esas konu, gerçekten inşaat izni mi? Yahut CDU'lu politikacı Elmar Klein'a göre, Türk dükkanlarının çevredeki diğer dükkanlara rakip olup olmayacakları sorusu mu? Bu durumudaha iyi anlamak için VIKZ'yi yakından tanımak gerekiyor. İslam Kültür Merkezleri Birliği, 300 camisiyle ve yaklaşık 24 bin üyesiyle Almanya'daki üçüncü büyük organizasyon. Organizasyonun kökeni, Türkiye'de 1930'lu yıllarda ortaya çıkan ve Kemal Atatürk tarafından büyük bir oranda sınırlandırılan bir harekete dayanıyor. İslam Kültür Merkezleri Birliği, politik konularda açıklama yapmamasından dolayı, Anayasa koruyucularının hedefinde değil. 2005 yılında vergi kaçakçılığı gibi olumsuz bir olaydan sonra yönetim kademesi değişen organizasyon, İslam Konferansında yer aldı. Ancak İslam Kültür Merkezleri Birliğinin güvenlik güçlerini tedirgin eden ve bu organizasyona şüpheyle yaklaşmasına yol açan başka bir yüzü daha var. Sünni olan organizasyon, Kur'an'a muhafazakar bir yorum getiriyor. Eleştirmenleri özellikle rahatsız eden husus, organizasyonun gençlere ve çocuklara yönelik entegrasyon düşmanı faaliyetleri. Yetkililer 2005 yılında İslam Kültür Merkezleri Birliği tarafından izinsiz olarak işletilen bir öğrenci yurdunu kapattı. İzinsiz olarak yapılan işler, dernekte sık görülen bir durum. Duisburg'daki Hochfeld Sokağı'nda da böyle bir öğrenci yurdu bulunuyor. Bölgede, yaşları 12 ila 19 arasında olan yaklaşık 40 öğrenciyle burada akşam yemeğine kadar boş zaman değerlendirme ve ev ödevleri konusunda ilgileniliyor. Burada Türk ve Alman kökenli din adamları, pedagoglar ve eğitimciler görev alıyor. Bu binayla ilgili elle tutulur bir problem bugüne kadar duyulmadı. Eyaletin gençlerden sorumlu kurumu, İslam Kültür Merkezleri Birliğinin Köln ve Bergisch-Gladbach'da yurt açma taleplerini şekilsel nedenlerle onaylamadı. Bugüne kadar, İslam Kültür Merkezleri Birliği hakkında ağzından tek bir olumsuz cümle bile çıkmayan CDU'nun entegrasyondan sorumlu Bakanı Armin Laschet, yurtlarda tam olarak ne yapıldığını öğrenmek istiyor. NNNN
İnanılmaz birşey