ETNİK KİMLİKLİ YAYILMACI GÖÇ VE PERDE ARKASI 24 Mayıs 2007
Posted by Aybars in Azerbaycan, Kimlik, Kürtçe-Kürtçülük.add a comment
Bu günlerde Azerbaycan basınının üzerinde durduğu en önemli konu, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgeleri ile K.Irak olarak adlandırılan Kürt bölgesinden olmak üzere, Azerbaycan’a yönelik gerçekleşen yoğun bir “Kürt Göçü”. Tarafsız ve muhalefet olarak bilinen yazılı basına göre; 2006 yılı içerisinde filizlenen, geçtiğimiz Şubat ayı başları itibariyle de yoğunluk kazanarak artış kaydeden Kürt göçünün, özellikle Azerbaycan’ın Batı bölgelerine gerçekleştiği, bölge halkı üzerinde endişe yarattığı belirtilen göçün, her geçen gün giderek rahatsızlık vermeye başladığı ifade ediliyor.
Konuya ilişkin Azerbaycan basınında yer verilen hususlara şimdilik devam edelim….
Göç ettirilen Kürtler, Azerbaycan’ın Batısında yer alan Gence, Hanlar, Ağstafa, Gencebasar, Goranboy, Daşkesen Gazah, Tovuz ve Şemkir bölgelerine yerleştiriliyorlar. Kürtler, sanki daha önceden anlaşmışlarcasına, ticaret yapmak amacıyla bölgeye geldikleri bahanesini öne sürüyorlar. Kendilerini, Türkiye’den gelen Türkler olarak tanıtarak, Azeri halkının Türklere olan sempatisinden yararlanmaya çalışıyorlar. Yerleştikleri bölgelerdeki evleri değerinden fazla meblağlarla kiralıyor veya satın alıyorlar. Şemkir Rayonu’ndaki İpek Yolu kasabası, tamamen Kürtlerin eline geçme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Zaman içerisinde bu şahısların Türk olmayıp Kürt oldukları, kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda kullandıkları Kürtçe lisandan anlaşılıyor. Herhangi bir işle uğraşmayan Kürtlerin bazıları silah taşıyorlar. Toprak ve ev satın almaya çalışan, “Sizlerden nasıl kız alabiliriz ?”, “Pasaport almak için en rahat yol hangisidir ?” gibi sorular soran Kürtlerin amacının, buralara tamamen yerleşmek olduğu ve tüm kasabanın ele geçirilmesinin planlandığı açıkça hissediliyor. Konu basına yansıyınca, Kürt aileler, güvenlik güçlerince İpek Yolu kasabasından çıkarılıyor, ancak bu kez de Hanlar bölgesine götürülerek yerleştiriliyorlar. Azerbaycan’ın Hanlar Bölgesi, zaten Kürt asıllı kişilerin çoğunlukla yaşadığı bir bölge. Hanlar Bölgesi’ne 2007 yılı itibariyle İran, Irak ve diğer ülkelerden çok sayıda Kürt asıllı şahıs göç ederek yerleşmiş durumda. Azerbaycan’a Ermenistan’dan göçler yaşandığı dönemde Kürt kökenliler, ağırlıklı olarak Gence bölgesine yerleşmişler. 1990′lı yılların sonunda Gence şehrinin Yeni Gence bölgesine yoğun bir Kürt göçü yaşanmış. Ancak şehirde hırsızlık başta olmak üzere suç oranlarının artması sonucunda bölgede yaşayan Azerilerin tepki göstermeleri üzerine Kürtler, geldikleri bölgelere geri gönderilmişler.
Evet, genel olarak durum bu çerçevede. Şimdi biraz da özele girelim ve karşımıza, diğer birçok seferde olduğu gibi, bu sefer de kim ya da kimlerin çıktığını bir kez daha görelim. Kürt ailelerin İpekyolu kasabasına yerleştirilmesine “Kaçkın ve Göçkünlerden Sorumlu Devlet Komitesi” Şemkir Temsilcisi, Kürt asıllı Yunus Abdullayev‘in ve çocuklarının destek olduğu belirtiliyor. Azerbaycan’a Ermenistan’dan göçler yaşandığı dönemde Kürtler ağırlıklı olarak Gence bölgesine yerleşiyorlar. Bu şahısların arasında malum eski Koruma Müdürü Beyler Eyübov‘un ailesi de bulunuyor. Eyübov ailesi daha sonra Bakü’ye taşınsalar da, Gence bölgesi ve çevresindeki etkinlikleri devam ediyor. Ölmeden önce baba Eyüp Eyübov ve ailesi, Gence’deki Kürtlere maddi destek sağlıyor. Hanlar Bölgesi’ne diğer ülkelerden Kürt asıllı kişilerin yoğun olarak yerleşmesine, yine Kürt asıllı oğul Beyler’in önayak olduğu iddia ediliyor.
Şemkir bölgesinde bulunan İpek Yolu kasabasında Kürt göçmenler için yeni konutlar inşa ediliyor. İnşaat çalışmalarının başında ise Nahçıvan Kürt Diaspora Başkanı İbrahim Hasanov bulunuyor. İ.Hasanov’un en büyük destekçisinin ise, ne tesadüftür ki AZERSUN Holding’in sahibi Abdülbari Güzel olduğu söyleniyor. Halihazırda bu konutlara, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgesinden ve terör örgütü PKK’nın K.Irak’taki Mahmur Kampı’ndan gelen aileler yerleştiriliyor.
Öte yandan, Azerbaycan’a yönelik gerçekleştirilmekte olan Kürt göçü ile ilgili olarak önemli ve ilginç bir ismin de adı geçiyor. Göç olayında Fethullah Gülen ve cemaatinin de büyük bir rolünün bulunduğu konuşuluyor. Kürtlerin yanı sıra, F.Gülen cemaatine mensup şahısların da Azerbaycan’a yerleşmeye çalıştıkları dillendiriliyor.
Azerbaycan siyasi çevrelerinin söz konusu Kürt göçü ile ilgili değerlendirmeleri ise çok daha boyutlu ve oldukça da dikkat çekici. Siyasi çevreler; Kürtlerin Azerbaycan’ın Batı bölgesindeki yerleştirildikleri Gence, Hanlar, Goranboy, Daşkesen gibi şehirlerin tercih etmelerinin arkasında, bilinen niyetlerin olduğunu, anılan bölgenin Azerbaycan için fazla önemsenmeyen bir bölge olmasına rağmen, söz konusu tercihin, PKK ve İran uzantısı PJAK başta olmak üzere ayrılıkçı Kürtler için büyük önem arz ettiğini, tarih boyunca gerçek manada devlet kuramayan Kürtler için Azerbaycan’ın Batı bölgelerinin ve İran’ın Güneyinin, sözde Kürdistan tarihi açısından önemli görüldüğünü, bu itibarla Azerilerin yaşadıkları hem İran ve hem de Azerbaycan’a ait bu bölgelerde Kürtlerin Azerilere ait olan gayrimenkulleri ve arazileri satın alarak, yayılma ve yerleşme politikası izlediklerini, buraları “vatanlaştırmaya” çalıştıklarını düşünüyorlar.
Azerbaycan’ın, toplumsal yapısı itibariyle dış etkilere oldukça açık olduğunu, bu nedenle Azerbaycan’da onlarca farklı etnik ve dini grubun bugüne kadar birarada yaşadıklarını belirten siyasi çevreler, söz konusu farklı grupların, geçmişte İran ve Rusya tarafından, kendi belli bazı amaçları doğrultusunda kullanıldıklarını, İran’ın çeşitli dini grupları, Rusya’nın da Lezgi ve Avar gibi etnik grupları yönlendirerek, Azerbaycan’da geçmişte meydana gelen ayaklanma ve terör saldırılarını gerçekleştirdiklerini ifade ediyorlar. Bölgede etkili olmak isteyen, hatta en etkini olmaya çalışan ABD’nin de boş durmaya niyetinin olmadığının tüm dünya tarafından bilindiğini dile getiren Azeri siyasi çevreler, ABD’nin, Azerbaycan’a, Rusya’ya ve özellikle son dönemde İran’a yönelik kullanabileceği bir Kürt kartı kozuna sahip olmaya gayret sarf ettiğinin de aşikâr olduğunu, bu nedenle son bir yıl içerisinde Azerbaycan’a yönelik artış gösteren Kürt göçünün, ABD’nin bilgisi ve planı dâhilinde gerçekleştirildiğinin, kuvvetli bir ihtimalin çok daha ötesinde olduğunu kaydediyorlar.
1990’lı yılların sonlarında Ermenistan ve Karabağ’dan Azerbaycan’a göç eden Kürtlere tepkilerini göstermiş olan Azerilerin, günümüzde de Orta Doğu ve Türkiye’den göç eden Kürtlere tepkilerini her fırsatta göstermeye çalıştığını belirten siyasi çevreler, Azeri halkının, Azerbaycan yönetiminin bahse konu Kürt göçleri ile ilgili önlem almadığını ve hatta dolaylı olarak da olsa desteklendiğini düşünmesi nedeniyle, -anti parantez, bazı Kürtlerin Azerbaycan Devleti’ne ait resmi araçlarla taşındığı, bölge halkı tarafından zaman zaman müşahede edilmiş-, umutsuzluk içerisine girdiğini, ne yazık ki üzülerek ifade ediyorlar.
Ve yine ne yazık ki, Azeri halkının Kürt göçüne ilişkin duyduğu rahatsızlığını ve göstermesi gereken tepkisini yeterince ortaya koyamamasındaki en büyük engelin ve umutsuzluğa düşmesindeki en büyük sebebin, “Azerbaycan yönetiminde bulunan para ve silah gücüne sahip bazı malum üst düzey Kürt asıllı şahısların mevcudiyeti ve bundan kaynaklanabilecek baskı ve tehditlere maruz kalınacağı” yönündeki hakim hissiyatın varlığı olarak gösteriliyor.
Sabahattin Talu Global Yorum İnternet Dergisi stalu@globalyorum.com