jump to navigation

Turkiye’de ki Yoksullugun Nedenlerine Bir Bakis 22 Mayıs 2008

Posted by Aybars in Fakirlik, Hatırla!.
add a comment

Turkiye’de ki Yoksullugun Nedenlerine Bir Bakis    

Prof.Dr. Yuruk Iyriboz

Nufus :
Turkiye’de yoksullugun en onemli paylarindan (numerator) biri nufus artisinin hizidir. Yaklasik olarak % 2.5 civarinda olan bu hiz, diger Bati ulkelerinin
on kati olup 25-30 yil icinde nufusu iki katina cikarir ve surekli olarak genc toplumlara ozgu ve ekonomiye pek katkisi olmiyan bagimli yas guruplarinin oranini arttirir (dependency ratio). Ayni artis ic gocleri korukler
ve ekonomiye gizil/kacak(ciraklik, hizmetcilik, isportacilik ve kacakcilik gibi) bir isgucu yaratir. Bu hizda bir artisin yarattigi yoksullugun, hicbir ekonomik kaynak
veya yontemle onlenemiyecegi tartismasiz bir gercektir (logaritmik artisa karsit aritmetik artisin uyumsuzlugu). Daha da ilginci, bu konuya tek tuk birkac ilerici dusunurun disinda, hicbir siyasi akim ozellikle dinci ve irkcilar hicbir zaman sahip cikmamislardir. Yoksul kitlelerin cogalmasini onlememe, siyasete itip kullanma ve de somurme yontemi yuzyillardir suregelen bir olgudur. Buna
ornek olarak, gectigimiz yuzyilin basinda, Bati’nin hizli nufus artislarina karsit ‘ her cocugun iki deligi var, agzi ve kici’ elestirilerine Cin Krali Mao’nun yaniti ‘ … oyle ama her cocugun iki de eli var’ olmustur. Sonra da,
ayikla pirincin tasini. Yillar boyu, kimseye bir cocuktan fazla cocuk yapma izni verilmedi. Ayni hatayi Fransa’da  Kral De Gaulle yapti. Daha da ilginci, Fransa
gectigimiz bugunlerde ayni havaya girmis, hamileliklere pirim vermege baslamistir.   

Nufus konusunda, Bati eskiye gore oldukca degisik bir doneme girmistir. Yaslanan bu toplumlarda,  dogurganlik acik sekilde azaldigindan, bir taraftan disardan ucuz is gucu alinmakta,  bir taraftan da din alet edilerek dogum
kontrolune surekli baski ve saldirilarla karsi cikilmakta. Bati’da ayrica maaslari yuksek, emeklilik ve saglik guvenceleri olan orta yasli oz vatandaslar isten cikarilip bunlarin yerine guvencesiz, yabanci veya part-time genc
isci alma sureci baslamistir. Diger taraftan elektronik ortamda, kuresellesmenin gorunmuyen yonlerinden biri olarak Bati’nin teknoloji kuruluslari kendi oz uzmanlarina
kiyarak fakir ulke uzmanlarini yaklasik olarak onda bir ucretle kullanmakta. Kisacasi,  Turkiye gibi ulkelerde nufus artisini kismak, Bati’nin isine yaramaz, ancak bizim isimize yarar celiskisini gorebilmek gerek. 

    Diger taraftan Bati, ulkelerine goc eden,  fakir ulkelerden gelen ucuz isgucunden baska yonlerden de yararlanir. Bati ulkelerine yerlesen gocmen isgucu
hani ‘misafir isci’ denilen kesimler kentlerin belli bolgelerine yerlesir ve kahredici bir alisma surecine girerler. Bu surec gerek ev sahibi ulkenin dislamalari, gerekse iscilerin kendi ulkelerinden gelen ve ses
edilmiyen irkci ve dinci akimlarca alabildigine uzatilir. Ev sahibi ulke, bu akimlarin parasal birikimlerinden yararlanirken, bu akimlari iscilerin geldigi ulkeyi
kontrol etmek icin de kullanir. 

    Turkiye’de basarili saglik hizmetlerinin verildigi heryerde, herturlu toplum kesimininden ailelerin dogum kontrolunu benimsedikleri de bilinegelmektedir. Ne yazikki,  halkimizin bu bilinci siyasiler, dinci, irkci ve Kurtcu
akimlarca bile bile korletilmistir. Olaylar, yoksulluktan, ozellikle yurtdisina veya anakentlere gocmek zorunda kalan vatandaslarimizin bu akimlara kolayca yem oldugunu acikca gostermistir.

Uretim ve Tuketim:

Ellili yillarda, Turkiye’de tarimsal uretim artarken, endustrinin ancak bir montaj niteliginden oteye gidememesi ile disa bagimlilik artmistir. Bu siralarda gelen, Marshall yardiminda Turkiye’nin tarim araclari yapmamasi onkosulu
gozardi edilmemelidir. Diger taraftan disa bagimlilikla, yandas dis etkilerle,  gereksinimlerin disinda yapay bir tuketim baslamistir. Temel  gereksinimlerin
yerini daha pahalli, daha degersiz ve sagliga zararli maddeler almistir (ornegin: simitle cay yerine kola ve biskuvi). Bu arada, yine sigara tuketimi yabanci
sirketlerin cok etkili reklamlari ile alabildigine artmistir. Son yillarda, yeni barajlara ragmen enerji ve tarimsal uretimin nufus artisina gore yavasladigini ve bu urunler icin disa bagimliligin basladigini goruyoruz. Hatirlanacagi uzre, yakin bir gecmise kadar Turkiye’de kendi kendini besliyebilen tek tuk ulke arasinda yeralmakta idi. Turkiye’de uretimin kesinlikle plansiz olmasinin
yanisira, onune gecilmez bir gereksinim disi tuketimi korukleme de soz konusudur. Bunlarin birincisinden hernekadar yoneticiler ve is cevreleri sorumlu ise,
ikincisinde yoneticilerin yeteneksizliginin yanisira dis kokenli propaganda ve etkileme kaynaklari onemli rol oynar. Uretim ve tuketimin ulkenin gercek gereksinimlerine gore planlanmamasi ile, ornegin toplu tasimaciligin
gelistirilmemesi ile disa bagimlilik daha da artmistir. Turkiye rekabet ve yabanci yatirimlara karsit olamaz. Ancak bunlari gereksinimlere gore kullanmak gerekir. Bunlarin disinda, artik uretim kaynaklarinin  tekellestirilmesi de
dusunulemez. Bu konuda, yakin gecmiste totaliter rejimlerin basarisiz deneyimine ragmen, Bati’da bircok kaynagin ve de hatta haber ortaminin dahi tekellestigini ve adeta
totaliter bir yonetime dogru gittigini gozardi etmemeli. Kisacasi yasam icin gerekli uretim kaynaklarinin ornegin egitim, gida, enerji ve saglik gereksinimlerinin buyuk karlar getiren is sahalari olmasi tum toplumlarda gercekte topluma ve saglikli ekonomilere karsit sureclerdir. Bu is sahalarindan cep dolduranlar yonetimleri kolayca etkilediginden yakin bir gelecekte sagliksiz bir
toplumun getirecegi ekonomik bataklar ve bunalimlar gorulmez.
   
Basin/yayin, kisaca haber ortaminin Bati’da gecirdigi evrim Turkiye’ye de bulasmis ve bu ortam yasamini reklamlara borclanarak, milleti eglendirip, dikkatleri baska yerlere cekip uyutmakta ve olanak disi yasam bicimlerine
ozendirerek gercekte olmiyan gereksinimler yaratmakta pek
ustalasmistir. Oysaki, bu ortamin toplumu aydinlatma ve egitme gorevi bireysel namus ornegi herseyden once gelmelidir.
     Son yillarda, Turkiye’de yapay tuketim bile bile inanc ve anlayis kavramlarina da sicratilmis boylece basina her turban saran sikmabas veya sakal birakan efendi Musluman ve de her cep telefonu kullanan da Bati’li oluvermistir.

Egitim ve Ogretim:
Turkiye’de egitim ve ogretim Ata’yi kaybettikten sonra suratle Ata’nin ilkelerinden kopmustur. Ata’nin ilkeleri, Anadolu insaninin yetenekleri, inanclari ve yasami hicbir zaman orgun egitime sizmamistir. Anadolu insanin yuzyillar
once, ozellikle Bati’dan yuzyillar once eristigi ayricaliksiz insanlik sorumlulugu, anlayisi ve sevgisi de anlatilmamistir genc kusaklara. Ata’nin acikca ve
defalarca acikladigi uygarlik ilkeleri iyicene aciklanip
sindirilmeden hep Bati ile anlamdas olarak gosterilmis ve sozum ona uygar gecinen Bati ulkelerinin yuzyillar boyu insanligi nasil telef ettigi bir turlu anlatilmamistir.
Onun yerine yapay Sunni, Sii ve Alevi celiskileri abartilmis ve siyasal cikarlar icin kullanilmis ve bu celiskilerin gercek olmadigi okullarda gosterilmemistir. Bu arada, bile bile yine aslinda birer yayilma araci olan dis kokenli
(ornegin: misyoner) ve yerel dinci ve irkci egitim kaynaklarina  goz yumularak Anadolu insaninin kendine ozgu yetenekleri ile  ovunme olanagi dahi yok edilmistir.
    Turkiye’nin yuksek ogrenimden cok once, meslek kazandiran orta ogretime gereksinimi vardir. Boylece yuksek okul mezunlari isportacilik yapmaz. Turkiye’de bircok tip fakultesine ragmen, yine de doktorsuz bircok bolge vardir ve ulkenin saglik duzeyi cocuk olumleri dahil ancak Afrika’ya benzer. Bunun nedeni, Bati modeli, koruyucu tip ve hekimlik yerine diger bir gereksiz tuketim ve kar araci olan ancak tedavi edici bir saglik sistemine ragbet edilmesidir.

Siyaset:
    Yukarda nufus, uretim,tuketim, ve egitim basliklari altinda degindigimiz sorunlarin cozumlerine yanasmadan Turkiye’de siyasetten soz edilemez. Bu arada, secimlerde yine Bati modellerine yulari kaptirarak milletin nasil bazi
cikarlar ve yalanlar karsiliginda oy verdigini dusunursek, insan uygarliginin demokrasi modeline ne kadar uzak oldugumuz ortaya cikar. Bu gercekler, ‘ Turkiye’de
secilenler Turkiye’yi temsil ediyor mu ?’sorusunu ortaya atar. Bu surecin en iyi tanimlarindan biri iktidarlarin sikisinca hemen daima silahli kuvvetlere (SK) basvurmasi ve SK de zaman zaman Cumhuriyet ilkelerini tehdit eden
iktidarlara defol diyebilmesidir. Diger yandan,  Yakin Dogu’da kuvvetli bir Turkiye’yi hicbir zaman dusunemiyen Bati’nin, Turkiye’de din hurriyetinde ve SK gucunun
azaltilmasinda ki israrlari bosuna degildir. Turkiye’de Bati’da oldugu gibi herturlu elestiri solcu veya sagci
olarak damgalanmakta ve buyutmesiz hemen daima solcu denilenler baski altina alinmakta.  Son yillarda, tum evrende solcu ve sagci deyimleri alabildigine
yaniltici duzeylere erismistir. Bu deyimlerin yerine Turkiye gerceklerinde ilerici ve tutucu sozcuklerini kullanmakta buyuk yarar var, cunku gercekte elestirisiz ilerlemenin soz konusu olmadigini dusunursek, ilerici dediklerimiz
sorunlarimizi gorenler, tutucu dediklerimizde tum sorunlara ragmen bu sorunlardan yararlananlar oluyor.
    Bu arada, Turkiye siyasetinde gittikce artan yabanci etkiler ve gudumlerin her zaman ulkeye yararli olmadigini, bu olgularin iyice bilincinde olup gerektiginde dur diyebilmenin ve olaylari tumuyle halka aciklamanin
bir namus borcu oldugunu hatirlatmakta yarar var.
Son olarak ta Turkiyemiz sorunlarinin/yoksullugunun diger evrensel sorunlardan/yoksulluktan soyutlanamiyacagini ve cozumlerin ancak evrensel bir gorusle gerceklesebilecegini de unutmamak gerekir.