Tarihe “Fransiz” Kalmak! 9 Ekim 2007
Posted by Aybars in Fransa, Soykırım.add a comment
http://www.turksam.org/tr/index.asp
Sinan OGAN – Turksam Baskani
http://www.turksam.org/tr/index.asp
Cezayir Baskani Abdulaziz Buteflika’nin Fransa’nin 1830 ve 1962 yillari
arasinda “Cezayir kimligini soykirima tabi tuttugu” ve “Cezayir bagimsizlik
savasinda 1.500.000 kisiye uyguladigi soykirimi tanimasi” yonundeki cagrisi
uzerine Fransa Disisleri Bakani Phlippe Douste-Blazy ilginc bir aciklamada
bulundu. Douste-Blazy; “Hafiza calismasi tarihciler ve arastirmacilar
tarafindan yapilir.”, “Soykirim bize filozoflarin ve entelektuellerin
ogrettigi bir kelime. Bu tur ifadeleri asla kucultmemek (rezil etmemek)
lazim.” Tarihin asla ‘basit olmadigini ve karmasIk oldugunu’ hatirlatan
Doust-Blazy, konuya iliskin fazla polemige girmek istemedigini belirterek
Cezayir ve Fransa’nin tarihciler tarafindan yapilacak olan bir hafiza
calismasi olmadan ‘ortak bir gelecege’ sahip olamayacagini soyledi. Cezayir
Cumhurbaskani’ni somurge donemine iliskin “hinclarini” birakmaya davet eden
Fransiz bakan “Gelecege bakalim. Artik baska bir seyle ilgilenmenin zamani
geldi. Hinc yok. Tersine gelecek icin umit.” temennisinde bulundu.
Bir zamanlar Osmanli Imparatorlugu’na bagli bir ‘eyalet’ olan Cezayir, 1830
yilindan 1962 yilina kadar tam 132 yil Fransiz isgalcilerin postallari
altinda ezildi!.. Afrika kitasindaki Fransiz soykirimi, yalnizca Cezayir ile
sinirli degildi!.. Fransa, “Fransiz Milletler Toplugu” icinde yer alan
Benin, Burkina-Faso, Cibuti, Cad, Gabon, Gine, Kamerun, Komor Adalari,
Moritanya, Nijer, Senegal ve Tunus’ta da soykirim yapti.
Cumhurbaskani Chirac da gectigimiz yil Fransiz somurge tarihinin iyi
yanlarinin anlatilmasi icin cikarilan yasaya gelen sert tepkiler uzerine,
“Tarih yazmak yasalarin degil, tarihcilerin isidir.” aciklamasini yapmisti.
Ayni Fransa, sozde Ermeni soykirimi soz konusu oldugunda tarihcilere
basvurmak yerine “Fransa, 1915 Ermeni soykirimini resmen tanir” ifadesini
iceren mevcut kanun cikararak Turkiye’yi “soykirim” gibi agir bir sucla
suclamaktadir.
Fransa, 2001′de kabul ettigi sozde Ermeni soykirimi yasasi ile sozde
soykirimi kabul etmis ancak herhangi bir cezai mueyyide uygulamamisti.
Fransizlar bu yaz 16 Mayis 2006 tarihinde Fransiz parlamentosunda bir yasa
tasarisini oylamaya sunmus ancak meclis baskaninin ic tuzuk detaylarindan
faydalanarak oylamayi ertelemesi krizi gecici de olsa ertelemisti. Ancak bu
ertelemenin sonsuza kadar olmadigi ve sonbaharda yeniden onumuze gelecegi
belliydi ve nihayet yeniden teklif parlamentoya sunulmustur. 12 Ekim’de
Fransiz parlamentosu bu teklifi gorusmek icin toplanacaktir. Yeni tasari
Yahudi soykiriminin inkârina bir yila kadar hapis ve 45 bin Euro para
cezasini uygun goren Gayssot Yasasi’na bir ekleme yapmaya hazirlanmaktadir.
Iktidardaki Halk Hareketi Icin Birlik uyesi (UMP) milletvekilleri ile
Sosyalist Partisinin sundugu bu teklifte hem 2001 tarihli Ermeni Soykirimi
Yasasi’na, hem de Gayssot Yasasi’na Ermeni soykiriminin ve diger tum
soykirimlarin inkârini cezalandirmaya yonelik iki ayri ek yapilmasini
istemektedir. Bu yeni teklifte de ceza suresinin bes yil oldugu
kaydedilmektedir. Eger kabul edilirse, (kabul edilme ihtimali cok yuksek)
sozde ermeni soykirimini inkar edenler 1 yil hapis (bazi hukukculara gore 5
yil) veya 45 bin Euro’ya kadar yukselen bir para cezasina carptirilacak.
Fransa’nin unlu 19 tarihci ve bilim adami da gecen yilin sonunda ortak
yayimladiklari bildiride, tarihi tarihcilerin yazmasi gerektigini
belirterek, aralarinda sozde Ermeni soykirim yasasi da olmak uzere
parlamentoda tarihle ilgili kabul edilen 5 yasanin geri cekilmesini
istemisti. Bu tepkilerin ardindan Meclis Baskani Jean-Louis Debre, bir
komisyonun bu bes yasayi gozden gecirilecegi sozu vermisti. Ancak simdi
Fransa bu yasalari geri cekmek bir yana bir adim daha ileri giderek yeni ve
agir cezalar uygulamayi planlamaktadir. Turkiye’nin gorusunu
ansIklopedilerden bile cikaran Fransiz mahkemeleri, Bernard Lewis gibi unlu
tarihcileri bile Ermenilerin iddialarini sorgulamaya actigi icin mahkum
etmisti. Ayni Fransa gectigimiz gunlerde Lyon ve Marsilya’da yapilan iki
yeni Ermeni anitini acti. :Simdi bir adim daha oteye gitmek istemektedir.
Dis politikanin “olmazsa olmaz” prensiplerinden birisi “karsiliklilik”
ilkesidir. Size karsi yapilan butun eylem ve fiillere karsilik vermediginiz
takdirde surekli uzerinize gelinir. Nitekim, daha once Fransiz
parlamentosunun kabul ettigi cirkin yasaya karsilik gereken tepki
gosterilmedigi icin simdi Turkiye’nin daha cok uzerine gidilmek
istenmektedir. Bu defa ne devlet ve ne de tek tek bireyler olarak butun
Turkiye’nin sessiz kalmamasi lazim.
*Ne yapilmali?*
Her seyden once tepkisiz kalinmamalidir.
Oncelikle Beyoglu’ndaki ‘Fransiz Sokagi’na, yeniden eski adi olan ‘Cezayir
Cikmazi Sokagi’ ismi verilmelidir.
Sokagin en guzel yerine Fransizlarin katlettigi Cezayirliler icin bir anit
dikilmelidir.
TBMM’de Fransa’nin Cezayir’de yaptigi soykirimi tanimak ve bu soykirimi
inkar edenlere cezai mueyyide uygulanmalidir.
Universiteler, Yerel Yonetimler ve Sivil Toplum Kuruluslari Fransa’nin
yaptigi soykirimlara yonelik tedbirler almalidir.
Ondan da ote; Turkiye’de is yapan Fransiz firmalarina ve Fransiz mallarina
ambargo uygulanmalidir.
Diger taraftan bu yasanin gecmesinden en cok Ermenistan’in etkilenecegi,
baslatilmaya calisilan diyalog ortaminin baltalanacagi hem Avrupa’ya ve hem
de Ermenistan’a net bir sekilde gosterilmelidir. Baslangic olarak da
Ermenistan Avrupa’daki lobileri vasitasiyla Turkiye’ye yonelik hasmane
duygulari destekledigi icin sunlarin yapilabilecegi net bir sekilde ortaya
konmali ve gerekirse de yapilmalidir:
1- Her seyden once yaklasIk 70 bin civarinda olan ve Turkiye’de kacak olarak
calisan Ermeniler Turkiye’den sinirdisi edilmeli ve/veya edilecegi acik bir
sekilde ifade edilmelidir. Burada Rusya’nin Gurcistan’a karsi yaptigi ve
Banglades’in KKTC’yi tanidiginda Yunanistan tarafindan yapilan tehditleri
hatirlanmalidir.
2- Gurcistan’a uygulanan Rusya ambargosundan sonra tam anlamiyla
Ermenistan’in tek umudu Turkiye olmustur. Zira bu ambargodan en cok
Ermenistan etkilenmektedir. Ermenistan’in bu turden hasmane duygulara sahip
olmaya devam etmesi durumunda ekonomik ambargolar uygulanacagi, Gurcistan
uzerinden giden mallara denetim getirilecegi ve sivil ucuslarin
durdurulacagi hatirlatilmalidir.
3- Ermenistan bu kriz ortaminda net bir sekilde uyarilmali ve Daglik
Karabag’dan cekilmesi, Turkiye’den toprak taleplerinden net bir sekilde
vazgectigini bildirmesi, Anayasasinda gerekli duzeltmeleri yapmasi,
Turkiye’ye karsi mestenetsiz iddialardan vazgecmesi gibi sartlari kabul
etmesi halinde derhal gorusmelere cagrilmalidir.
Uluslararasi Iliskiler ve Stratejik Analizler Merkezi – TURKSAM olarak Turk
milletini tepkilerini ortaya koymaya cagiriyoruz. Eger bu sese kulak
veremezsek hem gecmisimize surulmek istenen bu kara lekeyi kabullenmis ve
hem de gelecegimizi karartmis olacagiz. TURKSAM tarihine leke surulmek
istenen bu milletin fertlerini milletvekillerini, burokratlarini, yerel
yoneticilerini, bilim adamlarini, akademisyenlerini, politikacilarini,
devlet adamlarini, esnafi, koyluyu, ciftciyi, memuru, ogrenciyi ve hepsinden
onemlisi basini, kisacasi herkesi goreve ve isbirligi icin yardima
cagirmaktadir. TBMM’de kararlar alinmalidir, yerel yoneticiler sehir
meclislerinden kararlar cikarmalidir, Akademisyeler universite senatolarinda
kararlar almalidir, dis politikada gerekli adimlar atilmalidir, Fransiz
mallarina boykot uygulanmalidir. Ermeni sorununda adeta bir “ciban basi”
olan Fransa’ya karsi oylesine bir tepki gosterilmelidir ki, bir daha asla
hicbir ulke Turk tarihine boylesi bir cirkinlikte dil uzatmaya cesaret
edemesin.
Butun bu gelismeler tepkisiz kalan Fransiz aydini da ayrica kinanmalidir.
Ifade ozgurlugunu dahi politik cikar konusu yapan Fransanin bu tutumu
karsisinda bir zamanlar ‘Sizinle ayni dusunceyi paylasmiyorum, ama
dusuncenizi ifade etmeniz icin hayatimi feda edebilirim diyen Fransiz
dusunur Voltaire’nin kemikleri sizliyordur herhalde!
Not: Bu yazi gectigimiz yaz ayinda Fransa’nin soz konusu yasayi meclis
gundemine getirmesi oncesinde yayinlanmisti. Ancak o gunden bu yana herhangi
bir cabanin gosterilememesi, butun yazin ‘uyunarak’ gecirilmesi neticesinde
bugun ayni durumla tekrar karsi karsiyayiz ve bu yazi da maalesef
guncellenerek yeniden yayinlanmaktadir. Gonul isterdi ki simdi heyetler
halinde son dakikada Fransa’nin yolunu tutan heyetler butun yazi calisarak
gecirselerdi de simdi bu durumla karsi karsiya kalmasaydik. Maalesef o kadar
hadiseyle millet olarak karsi karsiya gelmemize ragmen hala akillanamiyoruz,
sistemli calismalar yerine son dakika heyecanlari ile Fransizlari ikna
edebilecegimizi zannederken aslina kendimizi kandiriyoruz.
http://www.turksam.org/tr/yazilar.asp?kat1=3&yazi=890
Ayrica Uluslararasi Iliskiler ve Stratejik Analizler Merkezinin resmi
internet sitesi www.turksam.org adresinden Giray Sadýk in Dis Politikada
Tepki Vermeyi Ogrensek Artik isimli makalesini ve diger analizleri
okuyabilirsiniz.
TURKSAM <http://www.turksam.org/tr/index.asp>
Uluslararasi Iliskiler ve Stratejik Analizler Merkezi
www.turksam.org
9 Ekim 2007
Posted by Aybars in Fransa, Truva Atları, Uyuşturucu.add a comment
Fýrsat eþitliði ihlali olan ve malum medya tarafýndan göz ardý edilen ve bizlerin de görmemezlikten geldiðimiz Galatasaray Lisesi’nden Galatasaray Üniversitesi’ne sýnavsýz geçiþ kontenjaný iptal edilmelidir.
Saygýlarýmla
On 13 Oct 2006 03:33 EEST you wrote:
> *Fransýzca Resmi Eðitim Alanýndan Çýkarýlmalýdýr. -Türk Dirlik-*
> ——————————————————>
> Fransýzca Eðitim Veren Okullar’da Türkçe Eðitime Geçilmelidir. Birinci
> aþamada aþaðýda listesi verilen okullarda Fransýzca verilen eðitim
> Türkçe’ye çevrilmeli ve buna Galatasaray Lisesi’nde hemen diðerlerinde
> 2007 öðretim yýlýndan itibaren baþlanmalýdýr. Ýkinci aþamada ise 2010
> yýlýndan itibaren Resmi eðitim sürecinde, ilkokuldan Üniversiteye
> kadar bütün eðitim sisteminde Fransýzca eðitimi yasaklanmalýdýr.
> Fransýzca öðrenmek isteyenler özel kurslarda ve kendi imkanlarýyla bu
> eðitimi almalýdýr. Devlet ciddi mi ciddiyetsiz mi görelim bakalým.
>
> * Bornova Anadolu Lisesi, Ýzmir * Galatasaray Lisesi, Ýstanbul *
> Galatasaray Üniversitesi, Ýstanbul * Ýzmir Atatürk (Anadolu) Lisesi,
> Ýzmir * Özel Notre Dame de Sion Fransýz Lisesi, Ýstanbul * Özel
> Saint-Benoît Fransýz Lisesi, Ýstanbul * Özel Saint-Joseph Fransýz
> Lisesi, Ýstanbul * Özel Saint-Joseph Fransýz Lisesi, Ýzmir * Özel
> Saint-Michel Fransýz Lisesi, Ýstanbul * Özel Sainte Pulchérie Fransýz
> Lisesi, Ýstanbul * Özel Tevfik Fikret Okullarý, Ankara * Özel Tevfik
> Fikret Okullarý, Bursa * Özel Tevfik Fikret Okullarý, Ýzmir
Avrupa’nın yeni firavunu Sarkozy 9 Ekim 2007
Posted by Aybars in Fransa, Yahudi, İngiliz.add a comment
İsrail tarih boyunca dünya sahnesine sembolik birer proje olarak bazı şahsiyetler çıkardı. Bunlardan biri 2007 versiyonu olan Fransa cumhunbaşkanı Sarkozy’dir. Tıpkı Hitler’in ayrı bir versiyonu gibi. Fakat amacı Hitler’inkinden farklı.
Planı, Avrupa Birliği’ni Yahudileştirmek ve yönetmek. Burada 1O Temmuz 2007 Salı tarihli Millî Gazete’sinden “Avraam Burg İsrail’in ölümü ve Süt Kovası” başlıklı yazıdan kısa bir alıntı sunmak istiyorum:
Haberşöyle: “İsrail’de yayınlanan bir gazeteye açıklama yapmış. Biz Türkiye Yahudilerinin yayın organı Şalom’dan aldık. Açıklamasında çok önemli ayrıntılar var. Birincisi, Avrupa Birliği’ne ilişkin. Bakın Ünlü Yahudi siyasetçi Avraam Burg ne diyor: “Avrupa Birliği Tevrat Kaynaklı bir ütopyadır. Birliğin ne kadar zaman sonra sağlanabileceğini bilmiyorum ama tümüyle Yahudi temellere dayandığı kesin”
Hukukta bir tabir vardı; “En kuvvetli şahitlik, Hasmın şahitliğidir”
Bu şahitliğin üzerine başka ayrıntılarda ekleyebiliriz. Avrupa Birliği’nin 12 yıldızlı bayrağını Paul Levi adındaki Musevi asıllı bir Belçikalı’ya ait olması, 12 Yıldız’ın da İsrail’in dünyanın çeşitli bölgelerine dağılmış İsrail’in 12 Kabilesini simgelemesi gibi…
Avrupa Birliği Hristiyan-Yahudi işbirliğinin en büyük örneklerinden biridir. Ortak düşmanları ise İslam Dünyasıdır. Hasmın şahadeti ortadadır.
“İsrail öldü!” diyor Burg. “Henüz haberi bize ulaşmadı ama ne yazık ki öldü…”
İsrail’in artık bir Yahudi ülkesi olmadığını söylüyor ve İsraillilere kendisinin yaptığı gibi ikinci bir ülkenin vatandaşlığını almalarını öğütlüyor. Kendisi de Fransız vatandaşlığı almış.”
Bu haber çok şey anlatıyor. Bu projenin baş kahramanı dünya sahnesine çıkarılmış 2007 model Sarkozy. Aynen daha önce çıkarılmış diğer figüranlar gibi.
Mesela: Che Guevara. Desek ki bu şahıs İsrail kasabı Ariel Şaron’un akrabasıdır ve Şaron da Che Guevara’nın dayısının oğlu. Che’nin annesi Rus asıllı Yahudi Celia de la Serna Arjantin’e göç eder ve ismini değiştirir.( Theodor Herzl’e bir Yahudi devleti’nin nerede kurulacağı sorusuna karşılık Herzl, iki öneride bulunur: Filistin yada Arjantin.) Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te mühendis Ernosto Guevara Lynch ile evlenir. Bu evliliktenChe doğar. Che’nin annesi 1965 tarihinde ölürken bu aile sırrını Che’ye verir belgelerle.
Che’nin dayısı SamuilFilistin’de hayatını sürdürmüş. Ayrıca Che’nin annesi Şaron’la birlikte yaşamıştır. Che 1960′lı yıllarda İsrail’e sık sık gizlice isim değiştirerek giriyor. Ariel Şaron kontrolünde buradaki dinî Yahudi okullarında eğitim alıyor. Sonrası malum: “Dünya sahnesi”ne çıkarılıyor. Tıpkı daha önce çıkarılan onlarca figüran gibi.
” LEYLA LEYLA “ DİYEN DİLİN ,
MEVLA DEMEDİKÇE ,
VUSLATA EREMEZSİN .
İNSANI KIBLE EDİNEN EYY SEN !
HAKK’A TAPMADIKÇA ,
MENZİLE ERİŞEMEZSİN !
–~–~———~–~—-~————~——-~–~—-~
Türkiye’nin Dip Dalgası || http://www.dipdalga.com
YAMAN ÇELİŞKİ 18 Mayıs 2007
Posted by Aybars in AB, Fransa, Yahudi.add a comment
Sarkosy’nin aşırı milliyetçi söylemlerine neden kızıyorsunuz?O’nun Fransa’ya Cumhurbaşkanı olarak seç(tiril)mesinin Türkiye’de, bu toz duman arasında, gerektiği gibi değerlendirilmediği kanısındayım. Üstelik Sarkozy, eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanı seçmeye çalışan başka ülkelerdeki potansiyel/muhtemel/mevcut adaylarla da çeşitli ve büyük bu kadar benzerlikler gösteriyorken.1. Sarko da ’Macar’ bir baba ve ‘Yunanlı’ bir anneden doğma bir ‘kültürel zenginlik’ mensubu.2. Sarko da daha siyasi yaşamının başında, en yükseğe göz dikmiş, ‘Bir gün Cumhurbaşkanı olacağım’ demişti.3. Sarko da ABD, AB ve İsrail tarafından desteklenen bir BOP elemanı.. ‘Fransa’nın Bush’u’ diyorlar. 4. Sarko’yu da Afrika’dan Ortadoğu’ya, küreselleşmenin bütün büyük aktörleri ve neo-con liberaller seviyor.Bush; belki Blair’i kaybediyor ama Merkel ve Barosso’dan sonra Sarko’yu kazanıyor.Sarko, senkronize ‘benzerleri’nden çok önemli bir noktada ayrılıyor.‘Fransız’ değil, ‘Fransalı’ olduğu halde ‘En Fransız’ olduğunu ispatlamak için kimsenin akıl etmediği bir ‘Ulusal Kimlik Bakanlığı’ kuracağını ilân ediyor.Sarko’nun Türkiye konusundaki görüşleri çok ilginç. Bizi kastederek, ‘’Kapadokyalılara’’ diyor, ‘’Avrupalı olduklarını anlattığınızda sadece İslamcılığı güçlendirmiş olursunuz’’. En liberal neo-conlardan Erdoğan’ın nasıl işbirliği yapabileceğini doğrusu merak ediyorum.Ben kızmıyorum.. Zerre kadar üzülmüyorumÇünkü ben hem Kapadokyalı değilim, hem de AB muhibbi ve işbirlikçi hiç olmadım..İçimizdeki Kapadokyalılar düşünsün. DHA’dan Behçet Dalmaz’ın Hakkari’den bildirdiğine göre DTP Hakkari İl Başkanı Sabahattin Suvağcı’nın düğününe katılan ve davetlilere Kürtçe hitap eden DTP MYK Üyesi Selim Sadak, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünü söylemeyenin hain sayılmayacağını belirterek “Kürtler bu söyleme zorlanamaz. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar. Şemdinli’yi, Cilo, Sümbül dağlarını, Uludere’yi, Silopi’yi ne kadar bombalasalar da bizler yine barış ve demokrasi isteğimizi tekrarlayacağız” demiş. DTP Hakkari İl Başkanı Sabahattin Suvağcı’nın, 2 gün 2 gece süren dillere destan düğününe katılan DTP MYK üyesi Selim Sadak, davetlilere Kürtçe hitap ederek şunları söylemiş. “Hiç kimse diyemez ‘Ne mutlu Türküm diyene’ demeyenler haindir. Ben de huzurunuzda söylüyorum. Kürtler bu söyleme zorlanamaz. Ben 14 yıl önce Hakkari’ye gelmiştim. O zaman Kürtçe, ‘Nasılsınız, iyimisiniz’ demiştim. Bu söylemim nedeniyle 15 yıl hapis cezasına çarptırıldım. Sizler davanızdan vazgeçmediniz. Bugün görüyorum ki, bu coşkunuzu Kürtçe kutluyorsunuz. Kürtlere tuzak kurdular.Sadak’ın mitinge dönüşen bu konuşması düğüne katılanlar tarafından uzun süre alkışlanmış.Genelkurmay, e-muhtırada ne demişti?“Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, ‘Ne mutlu Türküm diyene!’ anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır”.Farkında mısınız, ’Ne mutlu Türk’üm diyene!’ sözü ile Mustafa Kemal’in aslında öyle demek istemediğini, ‘Ne mutlu kendini Türk hissedene!’ yahut ‘Ne mutlu Türkiyeliyim diyene!’ dediğini söylemiyor muydu embed olmuş Brüksel lâhanalarımız?Sadak o noktadan bile ileridedir artık..Siz ise lâfı doğru anlamaz, yorumlamaz, dillendirmez ve savun(a)mazsanız Sadak’ın geldiği noktaya ricat edersiniz, savunmayı o nokta kabul eder hâle gelirsiniz.Sathı değil, hattı savunur hâle gelirsiniz..Dönün Genelkurmay’ın bildirisindeki ilgili cümleyi bir daha okuyun…Sonra da konumunuzu, koordinatınızı belli edin..Ben Sarkozy’ye asla kızmıyorum..Çünkü ‘Ne mutlu ki, Türk’üm’, Cappadokia’lı değil..
Sarkozy Ve Turk Yahudisi Kokleri – 15 Mayıs 2007
Posted by Aybars in Fransa, Yahudi.add a comment
From: Nadine Dawson [mailto:sultana@cybermesa.com]
Sent: Friday, May 11, 2007 8:16 PM
To: *** TURKISH FORUM *** GRASSROOTS ***
Cc: Dunya Turkleri Konseyi (WTC)
Subject: Re: Salonika: the forgotten province of the
Ottoman Empire and the humanitarian rescue of the Jews by the Ottomans.by Nadine Sultana d’Osman Han In the article below, retracing the roots of Mr. Sarkozy, it would have been nice if the author had noted that at the time the Sarkozy family ( The Mallah) lived in Salonika, Salonika was a part of the
Ottoman Empire (1430-1912). Thanks to the generosity of Ottoman Sultan Bayezit II Han (1481-1512), the Sephardic Jews, who were persecuted in Spain under the Christian Inquisition, came to the
Ottoman Empire. In 1492, more than 20,000 Jews were welcomed and settled in Salonika, Izmir and
Istanbul. Again, thanks to the liberal policies of the Ottoman Sultans, these refugees prospered and their descendants are thus here today in positions of power. Eventually, it would be proper for Mr. Sarkozy, as President, to offer an official recognition to the Turkish Nation that saved the lives of his family and compatriots. Nadine Sultana d’Osman Han
14-15 Nisan 2007 Harekatı 3 Nisan 2007
Posted by Aybars in Ermeni, Fransa, Talat Paşa, Türk Dostları, Unutma!.1 comment so far
FRANSA DUR!
BEYNİNİ HAPSETME!
Ermeni Soykırımı Emperyalist Bir Yalandır 14-15 Nisan 2007, PARİS Bastille MeydanıBAYRAĞINI AL, PARİS’E GEL
Sayın
Talat Paşa Komitesi’nin KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın başkanlığında gerçekleştirdiği Lozan 2005, Berlin 2006 ve Lozan 2007 eylemlerinden sonra, batılı devletlerin “Ermeni Soykırımı” dayatmalarına karşı teslimiyetçi tavır sona erdirilmiş, aktif ve mücadeleci bir tutum benimsenmiştir. Bundan sonra ülkelerin parlamentolarında veya Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye aleyhine alınan her karar, ya da Türkiye’yi çökertmeyi ve milletimizi parçalamayı hedefleyen her dayatma, karşısında yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı ve Türkiye’nin öncülerini bulacaktır. “Ermeni soykırımı” emperyalist bir yalandır. Bu yalanın hedefi Türkiye’ye diz çöktürmektir. İşte batılı merkezlerde tezgâhlanan bu hain tuzağa karşı bundan sonra öncelikle o merkezlerden yanıt veriyoruz.
Fransa Meclisi 12 Ekim 2006 tarihinde “Ermeni soykırımını reddedenleri cezalandıran” bir engizisyon yasasını kabul etmiştir. Özgürlüklerin merkezi, Büyük Fransız Devrimi’nin vatanı şu “uygar” Fransa’nın düştüğü duruma bakın. Türkiye’ye karşı düşmanlıklarını Ortaçağ yasalarıyla sürdürmek zorunda kalmışlardır. Biz Türkiye’nin öncüleri ve seçkin aydınları 14 Nisan günü Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen vatandaşlarımızla birleşerek, Paris’in Bastille Meydanı’nda bir yürüyüş ve miting yapacağız. Fransız makamlarından yürüyüş ve miting izni alınmıştır. Bu mitingimizde Fransa’ya “Dur!” diyoruz.
Ayrıca bu mitingde “Ermeni soykırımı” yalanıyla Türkiye’mize düşmanlıklarını sergileyen diğer Avrupa ülkelerine de “Dur!” diyoruz. “Ermeni soykırımı” yalanını kabul etmeye hazırlanan Amerikan Temsilciler Meclisi’ni ve Senatosunu Türkiye’ye düşmanlığa son vermeye çağırıyoruz. Başta ABD olmak üzere, Batılı emperyalistlerin milli devletimizi çökertme tertiplerine karşı milletimizi ve öncülerini göreve davet ediyoruz.
Program (Taslak)14 Nisan sabahı Paris’e hareket edilecek. Saat 12.00 Republik Meydanı’nda buluşma. 13.00’da Paris Bastille Meydanı’na yürüyüş.14.00 Bastille Meydanı’nda Miting. 16.00’da Genç Türkler 2007 Konferansı’nın açılışı, 15 Nisan Pazar günü ise yarım gün Paris Genç Türkler 2007 Konferansı’nın tamamlanması ve Sonuç Bildirisi. Öğleden sonra Paris’in gezilmesi. Topluca akşam yemeğinden sonra geç saatte İstanbul’a dönüş şeklinde olacaktır. Programımız bir gece, iki gündüz şeklinde gerçekleştirilecektir. Programın ayrıntıları daha sonra katılımcılara duyurulacaktır. Bu programın gerçekleştirilmesinin sorumluluğu, Lozan 2005 ve Berlin 2006, Lozan 2007 organizasyonlarını başarıyla gerçekleştiren, başkanlığını KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın yaptığı Talat Paşa Komitesi’ndedir. Katılımcılardan uçağa biniş anından Türkiye’ye dönüşe kadar bütün harcamalar için toplam 1.250 YTL alınacaktır. Katılımcılar ödemenin tamamını aşağıdaki hesap numarasına yatıracaklardır.
Nuran Gökdemir – Türkiye İş Bankası Beyoğlu Şubesi 1011 – 1636503 Bu tarihi eyleme katılmanızı ve güç vermenizi diler, saygılar sunarım.
Ferit İlseverTalat Paşa KomitesiSekreteri
NOT: Pasaport ve Vize Yeşil pasaportlar için vizeye gerek yoktur. Bunun dışındaki katılımcılar, en geç 10 Nisan 2007 tarihine kadar pasaport ve evraklarını hazır etmelidirler. Vize işlemleri ile ilgili olarak, Ankara’da Talat Paşa Komitesi Sekretaryası’ndan
Hava Şahiner görevlidir. İstanbul dışından başvurular için, pasaportlar ve gereken evraklar, Toros Sok No: 9 Sıhhiye/Ankara adresine, İstanbul’dan katılacaklar için pasaportlar ve gereken evraklar İstanbul Sekretaryası’ndan
Füsun Eren’e ulaştırılacaktır. Vize masrafları organizasyon bedeli dışındadır.*Daha önce Shengen vizesi almamış olanlar başvurularını bizzat yapacaklardır. İletişim:Ankara:
Mehmet Cengiz Sekreter:
Hava ŞahinerTelefon: 0312 230 59 48 Faks: 0312 229 29 94 – 95 Cep:0555 605 29 75E-posta: havasahiner@hotmail.com
İstanbul:
Nuran GökdemirTel: 0212 251 50 90 Dahili: 172 Cep: 0532 728 30 09Sekreter:
Nilüfer UysalTelefon: 0212 251 50 90 Dahili: 198 Faks: 0212 245 50 94 Cep: 0543 824 11 28E-Posta: buyukproje@ulusalkanal.com.tr İzmir: Av.
Erdoğan ÖzerCep Tel: 0532 313 09 98Sekreter: Turan KaygusuzTelefon: Tele-faks: 0232 463 02 58 Cep: 0535 653 24 75 E-Posta: buyukproje2006@gmail.com
Fransa Boykotu 14 Şubat 2007
Posted by Aybars in Ermeni, Fransa.add a comment
SelamlarNe yapiyoruz anlayan varsa izah etsin lutfen.
BOYKOT DELİNDİ FRANSIZ FİRMAYA GEBZE İHALESİ (YALÇIN DOĞAN) |
|
07 Şubat 2007, Kaynak : Hürriyet |
| O sert çıkışlar, o kızgın bakışlar, her biri 81’lik havan topu ağırlığında sözcükler. Fransa ile ilişkileri, yaptıkları hatayı düzeltinceye kadar, askıya alan politik kararlar. Fransız Parlamentosu Ermeni soykırım yasasını kabul ettiği zaman, AKP Hükümeti müthiş gürültü kopartıyor. Fransız mallarına ambargo konulması, Fransız firmalarının Türkiye’deki ihalelere katılmasının önlenmesi gibi, bir dizi yaptırım yağmur gibi iniyor. Hatta, bana göre, iş çığrından çıkıyor, Fransa’dan onur madalyası alanlar, bunu birer birer geri veriyor.HELİKOPTER
Diplomatik ilişkiler en aza indirgeniyor. AKP öyle kararlı ki, Fransa’ya karşı bu tutuma uyulması için, özel sektör dahil, tüm kurumları uyarıyor. Bu kararlı politikanın sonucu olarak, Genelkurmay Başkanlığı geçenlerde bir Fransız firmasını helikopter ihalesinden çıkartıyor. Dışişleri de, Fransa’ya uygulanan ambargoyu sık sık denetliyor ve izliyor. GEBZE 812 MİLYON Buna rağmen, Haydarpaşa-Gebze demiryolunun yenilenmesi, bir Fransız firmasının da yer aldığı bir guruba veriliyor. Üçbuçuk yılda bitirilmesi öngörülen proje 812 milyon Euro tutarında. Kredi Avrupa Yatırım Bankası’ndan. Projeyi yapacak gurupta üç firma var. Bir Japon, bir Fransız ve bizden de Doğuş firması. Fransız firmanın payı yüzde otuz. BAKAN DOĞRULADI Konuyu Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a soruyorum. Doğruluyor: “Fransız firmayı boykota gitseydik, proje gecikecekti”. Fransa’ya tepki gösterilirken, bunlar düşünülmüyor mu? Yıldırım: “İptal etseydik, hukuki sorun doğacaktı. Ayrıca, proje daha pahalı olacaktı. En yakın ihale farkı yüz milyon Euro. Başka teklif bekledik, kimse düşmedi”. Ulaştırma Bakanı Yıldırım ilginç bir ayrıntı veriyor: “Aslında ihale bizim Fransa’ya boykot kararımızdan önce, ama anlaşmayı henüz imzalamadık”. Madem imzalanmadı, vakit henüz geçmiş değil. MAHCUP OLMAK Fransa’ya var gücünle bağır, ekonomik ambargo için, herkesi harekete geçir, sonra da, 800 milyon Euro’luk ihaleyi Fransız ortaklığında bir gruba ver. Abartılı tepkilere, hele de uluslararası ilişkilerde eskiden beri hiç inanmıyorum. Hatta, o tarihte bu tür tepki ve boykotu da eleştiriyorum. Çünkü, hesapsız politika bir yerde çuvallıyor. Ve adamı böyle mahcup ediyor. O sert çıkışlar, o kızgın bakışlar, Ermeni kararı Fransız Parlamentosu’nda çıktığında, günü kurtaran manevradan ibaret. Ne kadar ciddi olduğu, bugün belli. İmza törenini, projenin gelişimini bundan sonra NTV’den izleyeceğim. Her zaman zevkle ve güvenle izlediğim NTV’yi bundan sonra daha dikkatle izleyeceğim. Bu projedeki Türk ortak Doğuş firması, aynı zamanda NTV’nin sahibi |