İsmail Cem 26 Ocak 2007
Posted by Aybars in TRT, Yahudi, ismail Cem.add a comment
İSMAİL CEM / “YUMUŞAK MALZEMEYLE AMBALAJLANMIŞ İNATÇI ADAM” KANSER VİRÜSÜNE YENİK DÜŞTÜ?!
İsmail Cem
Kendisinden dinlemiştim:
“İlk genel yayın müdürüm” dediği ve bir suikaste kurban giden kuzeni müteveffa Abdi İpekçi, O’nun için “Yumuşak malzemeyle ambalajlanmış inat” dermiş.
Aktif gazetecilik yaptığı dönemlerde, birlikte çalıştığı arkadaşlarına sordum:
Aldığım izlenim, her konuda sonuç alıncaya kadar ısrarlı ve inatçı bir yapıya sahip olduğu… Fikirlerini, amaçlarını, sağlam bir mantık ambalajı ile sarmaladığı… Düzeyli ve ılımlı diyaloglarla sonuca ulaştığı yönündeydi.
Bu anlamda İsmail Cem, yıllar boyunca yüz yüze diyaloglar kurarak, siyaset yapmayı yeğlemiş ve netice almayı başarmış bir isim.
Arkadaşları için de güvenilir bir dost!..
Derinliği olan bir kültür birikimine sahip…
Resim, edebiyat, felsefeyle yakından ilgili…
Bizim meslekte, bir dönem çok ses getiren başarılı Güneş serüveninin altında O’nun da imzası var.
Aynı zamanda iyi bir fotoğraf ustası…
Cem Ofset’in sahibi Oktay Duran, bastırdığı ve dostlarına gönderdiği yılbaşı takvimlerinde, İsmail Cem’in yayınlanan fotoğraf kitabından karelere yer verir.
O takvim hep evimde, çalışma odamın duvarında asılı olmuştur.
1940 İstanbul doğumlu İsmail Cem, Robert Koleji mezunu.
Daha sonra Lozan’da hukuk okumuş.
Teklemeden fakülteyi bitirip, Paris Üniversitesi Institude D’Etudes Politique’de master yapmış.
Ve ardından Türkiye’ye dönüş…
Aynı zamanda da gözde bir sendikacı…
Çok ses getiren “TRT Genel Müdürlüğü” serüveni ve inceleme, siyaset sosyolojisi üzerine yazdığı kitaplar…
Ki, Fransa’da kaleme aldığı “sosyal demokrasi” üzerine doktora tezi, geleceğin demokratik sol dünyasına ışık tutabilecek niteliktedir.
Aynı zamanda İsmail Cem, ailesi için iyi bir eş ve iyi bir babadır.
Yani salt “maraton” koşan bir atlet değil, iyi bir “dekatlon”cuydu!
Ezcümle, takvim yaprakları 24 Ocak 2007 tarihini gösterdiğinde, “Yumuşak malzemeyle ambalajlanmış inatçı adam” öldü.
Daha doğru bir ifade ile İsmail Cem İpekçi, 2000’li yılların gözde hastalığı “Kanser”e yenik düştü.
Kaldı ki, kanser mikrobu ciğerlerine bulaşmasaydı, daha uzun yıllar bizlerle birlikte olacak enerjiye ve üretme azmine sahipti!
Konusuna vakıf, muhataplarıyla komplekssiz, sıcak ilişkiler kurabilen bir siyasetçiyi, bir meslektaşımızı kaybettik.
Ardından yazılan yazılara bakıyorum; yaşam tarzını, politik görüşünü asla ve kat’a tasvip etmeyenlerin dahi saygısını kazanmayı becerebilmiş.
Gıpta etmemek elde değil!
Zira, iki meslektaş olmanın ötesinde, İsmail Cem benim için, her zaman sohbet edilebilecek, fikir jimnastikleri yapılabilecek, uygar bir “küresel oyuncu”ydu.
“BOP operasyonu”nu yürüten “Siyonist klik” ile köklü ve de derin ilişkileri olan bir ismi kaybettik.
Allah rahmet eylesin.
Müteveffanın ailesine, yakınlarına başsağlığı dilerim…
Sevgiler
Hayrullah Mahmud