jump to navigation

EMPERYALİZMİN PETROL SAVAŞI VE ÜLKEMİZ!!! 22 Mayıs 2008

Posted by Aybars in AB, ABD, AKP, Atatürk, Enerji, Ermeni, Harita, Hatırla!, Irak, Kafkasya, Kapitalizm, Kerkük, Kişiler, Kürtçe-Kürtçülük, Mesih/Armegedon, PKK, Petrol, Takip et, Unutma!, Zihin yönlendirme, İngiliz, İslam.
1 comment so far

 

Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen milletler, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.

Mustafa Kemal ATATÜRK

 

100 yıl önce Sultan II. Abdülhamide sunulan,

Doğu ve Güney Doğu Anadoludaki Petrol noktaları.

(Dr. Orhan Koloğlu)

 

Değerli arkadaşlar,

935 yalan uydurarak ve demokrasi getireceğiz vaadi ile Irak’ı ikinci kez işgal eden ABD, şu an dünya petrolunun %65 ni kontrol eder hale gelmiştir. Petrole hükmeden, dünyaya hükmeder ilkesini uygulayan emperyalistler, binlerce masum insanın canına kıymaktan kaçınmıyorlar.

 Değerli arkadaşlar,

Bildiğiniz gibi petrol yasası geçen yıl TBMM den geçti ve değerli Cumhur başkanımız Sezer tarafından 06.02.2007 de veto edildi. Veto gerekçesinde; Yasanın devlet hissesini düzenleyen 19’uncu maddesi, üretilen ham petrolden yüzde 2-12, doğalgazdan yüzde 3-12 arasında kademelendirilen oranlarda devlet payı alınmasını öngörüyor. Bu düzenlemeyle üretilen ürünlerdeki devlet payını düşürüyor. Dünyada birçok ülkede, yüksek olan devlet payını daha da yukarılara çekmek için uğraş verilirken, Türkiye’de bu oranın yüzde 2’ye, kimi durumlarda yüzde 1’e kadar düşürülmesi haklı bir nedene dayanmıyor. Bu nedenle, yasanın devlet payı tutarının düşürülmesine neden olacak 19’uncu maddesindeki düzenleme ulusal çıkarlar ve kamu yararı ile bağdaşmamaktadır denilmektedir.

Ülkemizin bir petrol ülkesi olmadığını zannediyorduk. Ana gövdesi, 1950 yıllarında BP tarafından hazırlanan ve ancak geçen yıl yasalaştırılmaya çalışılan Petrol yasasının, bu dönemde niçin gündeme getirildi diye merak ediyorduk. Olay yavaş yavaş aydınlanıyor!!!

 Esasen dört yanı petrol yatakları ile çevrili güzel ülkemizde de petrol yatakları varmış. Bu konuda Alman maden mühendisi Paul Groskoph ve Habip Necip Efendi yönetimindeki araştırma ekibi petrol konusundaki çalışmalarını 22 Ekim 1901′de Sultan II. Abdülhamid’e sunmuşlardı. Zamanımızda da birçok araştırmacı ve gazeteci çeşitli uyarılarda bulunmuştur (Ne hikmetse, bunlardan Gazeteci Vedat Yenerer yaklaşık 10 aydır hapiste ve yargılanmayı bekliyor!!). Meğerse bu uyarılar doğruymuş ve güzel ülkemizde;

 DİYARBAKIRDA PETROL BULUNDU: 4 ay önce başlatılan çalışmalar sonucu Kocaköy ilçesinde kaliteli petrol çıkarıldığı açıklandı. TPAO Batman Bölge Müdürlüğü yetklilerinden alınan bilgiye göre, Yeniköy-39 kuyusunda 2325 m den çıkarılan petrol 32 graviteli (05.07.2005- Cumhur iyet).

MAYINLI ARAZİDEN PETROL FIŞKIRIYOR: TPAO Batman Bölge Müdürlüğü, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde Suriye sınırının sıfır noktasında mayınların temizlendiği alanlara açtığı 25 kuyudan 21’inde petrol buldu. Tel örgülerle çevrili ve kırmızı renkli ’mayın’ yazılı levhaların asıldığı ’Çamurlu’, ’Batı Kozluca’ ve ’Sınırtepe’ bölgesinde açılan kuyulardan günde 2 bin 400 varil petrol çıkıyor.  (07.08.2007 – Hürriyet).

YABANCIYA KİRALANAN ARAZİDE KALİTELİ PETROL: Diyarbakırın Bismil İlçesinde 4 ay önce açılan bir petrol kuyusunda 34 graviteli petrol bulundu. İngiliz Aladdin Middle East firmasının Birmilin Doruk köyü yakınlarında 4 ay önce açtığı Arpatepe 1 kuyusundan 2400 metrede kaliteli petrol çıktı. Yabancı şirketin 14 dönümlük alanı 15000 YTL ye bir yıllığına kiraladığı açıklandı (25.04.2008- Cumhur iyet).

 Değerli arkadaşlar,

TPAO nun hiç vakit kaybetmeden bu bölgelerde petrol çıkarması ve ülkemizin petrol ihtiyacını karşılması için gereken çalışmaları yapması gerekmektedir. Çünkü maliyeti 14-18 $ olan bir varil petrolün şimdilik fiyatı 125 $ oldu. Önümüzdeki dönemde de 200 $ olması bekleniyor. Petrolün fiyatını arttırmak için uluslararası emperyalizm, çeşitli bahaneler organize etmektedir. Örneğin;

 NİJERYA KISTI, PETROL ÇOŞTU: Ürettiği petrolün yarıya yakınını ABD ye ihraç eden ve dünyanın 8. büyük petrol ihracatçısı Nijerya Nisan ayında azalttığı petrol üretimini, bu ay Shell firmasına ait petrol üretim bölgelerine düzenlenen saldırılar nedeniyle daha da aşağıya çekmesi petrol fiyatlarının zirve yapmasına yol açtı (10.05.2008- Cumhur iyet). Hatta emperyalist ülke haber ajanslarından BBC, haberlerinde Petrolde varil fiyatının 120 doların üstüne çıkmasının bir nedeni olarak, ülkemizin Kuzey Irağa yaptığı hava harekatını göstermektedir.

 Değerli arkadaşlar,

Yazımın ekinde, ABD nin 1991 de Baba Bush döneminde yaptığı birinci Irak işgali sonunda binlerce inasanın ölmesine karşın, uluslararası petrol şirketlerinin nasıl kar ettiğini Milan üniversitesi çok güzel açıklamaktadır. Yeniden bilgilerinize sunmak istedim.

 Umarım yöneticilerimiz ve danışmanları petrol konusunda ayağımıza gelen kısmeti, güzel ülkemizin ulusal çıkarları dorultusunda çözerler ve bütçe açığımızın kapanmasına katkıda bulunarak tarihe geçerler. Yani Rusya örneğinde olduğu gibi petrol ve doğalgaz gelirlerimiz ile denk bütçeye kavuşuruz.

 

Sevgi ve saygılarımla (21.05.2008).

Prof.Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

 

NOT:

ABD’ nin emperyalist baskısı ile 27 Şubat 2008 de Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Vakıflar Kanunu, önceki yıl 10. Cumhurbaşkanımız Sezer tarafından 29 Kasım 2006 da veto edilmişti. Veto gerekçesinde:

1- Vakıf kurumu siyasallaştırılmaktadır.

2- Gayri Müslim cemaat vakıflarına ilişkin düzenlemeler Lozan Antlaşmasına ve ulusal birliğe aykırıdır,

3- Atamalarda ve idari para cezasına ilişkin düzenlemelerde anayasal sisteme aykırılıklar vardır.

 

11 EYLÜL’ÜN GERÇEK YÜZÜ 30 Ekim 2007

Posted by Aybars in AB, ABD, Hukuk, Mesih/Armegedon, Terör, Zihin yönlendirme.
add a comment

11-eylul-Doc

AÇIK İSTİHBARAT


ÖZEL RÖPORTAJ

24 Mart 2006 Cuma 

Sayın Okuyucu;İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Fakültesi Ümit Sayın;
nörobilim alanındaki kapsamlı geçmişinin yanısıra; çeşitli platformlarda dile getirdiği alternatif teorilerle gündeme geldi. 

 Özellikle; 11 Eylül saldırıları ile ilgili olarak HaberTürk’te sunduğu kapsamlı derleme ve ikiz kulelere çarpan uçakların niteliğine yönelik ayrıntılı analizler, Türk medyasında bugüne kadar gerçekleştirilen konu ile ilgili en kapsamlı sunumlardan biri olarak dikkat çekti. Ümit Sayın’la sizler için; 11 Eylül teorilerinden, uyuşturucu ticaretine; psikolojik harpten, masonlara kadar bir çok konuda hayli uzun bir röportaj yaptık. Röportaj o kadar uzadı ki; aşağıda gördüğünüz metin, aslında röportaj tam metninin kısaltılmış hali.

Türkiye’deki etno-faşist yapılanmaların bilim kurumları bünyesindeki çalışmalarına karşı da mücadele veren Doç. Dr. Ümit Sayın’ın gündeme dair net ve ilginç tespitlerini içeren bu röportajı dikkatlerinize sunuyoruz. SaygılarAçık İstihbarat

* Şu anda yeraltı kaynaklarımızın %60′ı yabancılar kontrolünde çıkarılıyor.
* Uyuşturucu ekonomisinin yarattığı sıcak para gücünün karşısında hiç bir ordu veya istihbarat örgütü varlığını sürdüremez.
*Özellikle CIA; MOSSAD, BND gibi yabancı istihbarat örgütleri Türkiye ve Ortadoğu’daki pek çok gizli operasyonu uyuşturucu parasıyla yapmışlar; üstelik 1970′li yıllarda Türkiye’de bu ticaret sayesinde ciddi bir kaos ortamı oluşturmuşlardır.
* Türkiye’de küresel uyuşturucu ticareti boylamında Italya benzeri bir mafya vardır ve hatta P2 benzeri mason-gladyo-mafya-bürokrat ilişkileri mevcuttur.
* Süpernato veya Nato’nun Gizli Ordularinin Türkiye içine nüfuz ettigi 1970-1980 döneminde mafyöz yapilanma, masonik gizli örgüt yapilanmasi Türkiye’de her tarafa infiltre olurken Ayaklanmalari Bastirma Talimnamesi  (FM-31) geregince Türkiye’de bir ayaklanma olmadigi halde ayaklanma varmis gibi gösterilmis ve küresel sermayenin Türkiye’yi isgal etmesinin alt yapisi hazirlanarak ve Turgut Özal’a 24 Ocak kararlari aldirilarak ekonomi yavas yavas Dünya Bankasina ve IMF’ye terk edilmistir.

kritik analitik dusunme 9 Ekim 2007

Posted by Aybars in AB, ABD, Almanya, Filistin, Mesih/Armegedon.
add a comment

http://www.haber10.com/haber/38659/

EVANJELİKLER VE SİYONİSTLER: ‘ARMAGEDDON!’ İTTİFAKI

Alman devlet televizyonu ARD’nin resmi haber sitesinde yayınlanan ilginç bir makale, niçin coğrafyamızda kanın durmadığına, ırak’ın işgalinden, pkk’ya, israilin vahşetinden, Amerikanın sınırsız desteğine kadar bir çok meseleye açıklık getiriyor.
08.08.2006 00:12



Julia Leonhard’dan

Beyruta düşen bombalar, Hayfada siren sesleri.
Hristiyan Evanjelikler , Ortadoğu’daki savaşı sonun başlangıcı olarak görüyorlar.
İsrail’de iyi ve kötünün son savaşı gerçekleşmeli.
Dünyanın beklenildiği üzere batması için İsrail desteklenmeli.

Margaret Stratton, 3 haftadır televizyon ekranlarından takip ettiği ortadoğudan yansıyan görüntüler için, acıklı fakat beklenildiği gibi diyor.
‘’Robinson Drive Metodis’’ kilisesinin rahibesi, Şimdi İsrail ve komşuları arasında olan savaşın incilin bir kehaneti olduğunu söylüyor.
Rahibenin Texastaki cemaati, aslında barışa inanmadan, ortadoğuda barış için dua ediyor.Çünkü evanjelikler dünyada kalıcı bir barış için,insanlık tarihinin şahit olmadığı kadar kanlı bir savaşın olması gerektiğine inanıyorlar.Yol haritaları onları kıyamete (Armegeddon) doğru götürüyor.

Son kanlı çatışma çoktan başladı

Strattons Cemaati mensupları ve milyonlarca Amerikalı için, son kanlı savaş çoktan başladı.Pew Araştırma merkezinin tahminlerine göre tüm Amerikalıların dörtte biri evanjelik, evanjeliklerse incilin kelime karşılığı yorumunu kabul ediyorlar ve bununla beraber iyi ve kötü arasındaki son büyük savaşın israilde gerçekleşmesi gerektiğine inanıyorlar.

İsrail devletinin kurulması ile beraber evanjeliklerin geneli incilin kehanetin gerçekleştiğine ve Mesihin geri dönebilmesi için hristiyan olmayan bütün herkesin katledilip, yok edilmesi gerektiğine ve ancak böylece bin yıllık barışın başlayacağına inanıyorlar.
Güney Lübnandaki İsrail birlikleri ve Kuzey İsraile düşen hizbullah füzeleri, bütün bunlar özlemle beklenen sonun müjdecileri.

İsrail son kanlı savaşın sahnesi

Evanjelikler, armegeddonun gerçekleşebilmesi için İsrail’in doğal sınırlarını koruması (ardı mevud) gerektiğine inanıyorlar. 18.000 kişilik cemaatiyle Amerika’nın en nüfuzlu evanjelik rahiplerinden olan John Hagee, İsrail’in tanrı tarafından yaratılan tek millet olduğunu, Kudüs’ün bu yüzden sonsuza kadar bölünmemiş başkent olarak kalması gerektiğini söylüyor.

En çok satan kitabı ‘Kudüs için gerisayım’da (Jerusalem Countdown) korkunç bir ahir zaman senaryosu tasarlamış.Rusya ve müslüman devletler birleşip İsraile karşı savaşıyorlar.Bütün bu karmaşıklıklar ve savaşların ardından, hristiyan karşıtı olan Avrupa birliği lideri, İngiliz ve Amerikan ittifakına karşı savaşıyor.Mesih geri dönüyor ve yeryüzündeki ebedi krallığını Kudüs’te inşa ediyor.

İsrailin düşmanları için tek kuruş yok.

Hageenin kitabını, şimdiden 600.000 Amerikalı satın aldı.Hagee okurlarının büyük bölümünün “İsrail İçin Birleşmiş Hristiyanlar Lobi grubu” na katılmasını bekliyor.Zira böylelikle evanjelikler Amerikan politikasında daha etkin hale gelecekler.Temmuz ortalarında, İsrail ve Lübnan krizi patlak verdiğinde, tüm Amerikan eyaletlerinden 3500 evanjelik Washingtonda buluştu.“Biz Amerikan yönetimini, İsrail’in Hamas ve Hizbullah’a karşı sürdürdüğü operasyonu engellememesi hususunda uyarmak istiyoruz.Şuna kesinlikle emin olmak istiyoruz ki, meclis İsrail’in düşmanlarına tek cent bile vermesin“. Hagee bu konuşmasını 40 milyon amerikalı adına yaptığını söylüyor.

Muhafazakar Evanjelikleri başarı ile temsil eden Cumhuriyetçi Parti, evanjeliklerin söylediklerinide dinliyor.Hristiyan birliğinin seçkin misafirlerinden biriside Rick santorumdu.Rick kasımda yapılacak kongre seçimlerinde tekrar seçilebilmek için mücadele verecek.Cumhuriyetçi partinin Kongre başkanı Ken Mehlmanda evanjelik oyları alabilmek için şu sloganla yola çıkıyor.

İster Hristiyan, Yahudi yada Müslüman ol,
İster Amerikalı, Japon yada Hindistanlı ol
Kim hürriyeti seviyorsa, Bugün İsrailli olmalı.

2004 yılında yapılan başkanlık ve kongre seçimlerinde evanjelik oylar önemli bir rol oynadı.11 Eyalet seçimlerle beraber, homo evlilikler için referandum yapılıyordu. Tabi bu referandum bir çok kızgın muhafazakar hristiyanı sandıklara doğru yöneltti.Bazı Cumhuriyetçiler, gizlice İsrailin’de aynı şekilde seçmenleri sandıklara doğru hareket ettiren motor görevi yapacağını ümit ediyor olabilirler.Çünkü şu andaki iktidar İsrail dışında, evanjeliklerin beklentilerine cevap verebilecek fazla bir şey yapmadı.

Yüksek bağış temayülü

Seçmen oylarının yanında evanjelikler, mensuplarının yüksek bağış yapma temayülleri kartınıda masaya sürebilirler.’Uluslararası Hristiyan ve Yahudi derneği’ başka bir ifade ile ‘yahudi hristiyan lobisi’ yaklaşık 20 miyon dolar civarında bağış aldı.Başkan ‘Yechiel Eckstein’ bağışların hatırı sayılır bölümünün evanjeliklerden geldiğine inanıyor.

Evanjelik-Yahudi işbirliği ilk bakışta gerçekçi gelmeyebilir.Evanjelik anlayışa göre yahudiler, ancak hristiyan olurlarsa Armegeddondan sonra yaşayabilirler.Bir çok amerikalı yahudi bu teolojiyi yabancı buluyor.Onun dışındada bu iki gurup arasında dağlar kadar fark var.Konservativ hristiyanlara karşın, amerikan yahudileri genellikle liberal demokratları seçiyorlar.Sadece İsraile destek konusunda iki gurupta aynı cizgide buluşuyorlar.

Önemli olan bakış açısı

Armegeddon Lobisi ilişkilerinde bazıları için önemli olan sadece doğru bakış açısı.İsrail’in Amerikan Konsolosu Daniel Ayolan, İsrail için birleşik Hristiyanların düzenlemiş olduğu yemekli ziyafete katılmıştı.Kendisi İsrail hükümetine verilen bu destekten dolayı son derece memnun gözüküyordu.Yahudilerin inandığı gibi Mesihin dünyaya ilk gelişi mi, yoksa evanjeliklerin inandığı gibi Mesih’in dönüşü mü yaklaştı sorusuna direkt cevap vermeyerek “Bırakın mesih gelesiye kadar Hepimiz yahudi miyiz yoksa hepimiz hristiyan mıyız sorusu ile meşgul olup saçlarımı ağırtmak istemem.Eğer Mesih gelirse ona ilk kez mi geldiniz yoksa sadece geri mi döndünüz diye sorarız şeklinde karşılık verdi.“

Almancadan Tercüme: Fehim Taştekin
filistin.wordpress.com
Bu yazının almanca aslı için tıklayınız