Alparslan Çelebi 22 Ocak 2007
Posted by Aybars in Milli İrade.add a comment
Alparslan Çelebi
Son Güncelleme: 1/19/2007
TÜRKİYE’DE MİLLİ İRADEYİ KİMLER TEMSİL EDİYOR ?
Alparslan Çelebi
WWW.SOLBIRLIK.NET
Türkiye’de 10 milyon
tarikat üyesi, 5 milyon mafya üyesi, 7-8 milyon kadar da aşiret mensubu
var… Tarikat şeyhlerinin, mafya liderlerinin ve aşiret reislerinin
hükmettiği 20-25 milyon kişi, Türkiye’nin kaderini belirliyor…
Her seçimden sonra
gazetelerde şöyle haberler çıkar: “TBMM’de şu kadar avukat, şu kadar
müteahhit, şu kadar iş adamı, milletvekili oldu. Bunların arasından şu
kadarı Nakşibendi… Şu kadarı Nurcu… Şu kadarı Süleymancı… Şu kadarı
Fethullahçı… TBMM’ye giren milletvekillerinden şu kadarı ise aşiret
reis, yani ağa…”
Derken, köprülerin
altından sular biraz aktıktan sonra bazı TV programlarında; “Filanca
partiye mensup falanca ve feşmekânca milletvekillerinin mafya gruplarıyla
ilişkide olduğu ortaya çıktı. Arazi veya (…) mafyasını koruyan kişinin
filanca partiye mensup feşmekanca kişi olduğu öğrenildi…” tarzından
haberleri duymaya artık alıştık…
İnternet sitelerinden
birinde, Türkiye’deki tarikatlar ve tarikat üyeleriyle ilgili bir yazı
yayımlandı. Buna göre; Türkiye’de büyük kitleleri peşinden sürükleyen 20
kadar tarikat var… Bu tarikatların üye sayısının ise 8 ile 10 milyon
kişi arasında olduğu tahmin ediliyor…
Şimdi düşünebiliyor
musunuz; 10 milyon insan, tarikatların hem maddi, hem manevi sömürge ağına
düşmüş bulunuyor… Ya da bir başka deyişle, 10 milyon insan, 20 tarikat
şeyhinin kulu-kölesi durumunda…Tarikat şeyhi, “para ver” diyor,
paralarını veriyorlar… Tarikat şeyhi, “taraftar topla” diyor, taraftar
topluyorlar… Tarikat şeyhi “oy ver” diyor, oy veriyorlar…
Gelelim ikinci konuya;
sevgili Murat Çulcu’nun Türkiye’deki mafya gruplarını anlattığı o hacimli
kitabını okuduktan sonra insanın dehşete kapılmaması mümkün değil…
Türkiye’de, irili-ufaklı yüzlerce hatta binlerce mafya grubu var… Ancak,
mafyaların da mafyasının olduğunu Murat Çulcu’nun kitabından
öğreniyoruz… Buna göre, büyük mafya gruplarının sayısı ise 10-15
civarında… Kitapta, irili-ufaklı mafya gruplarıyla dolaylı ya da
dolaysız ilişkide olan 4-5 milyon kişiden söz ediliyor… Bu cümle şu
anlama geliyor: Mafya gruplarının liderleri emrediyor; bu zavallı
insanlar, bir köle gibi uyguluyor… “Öldür” diyorlar, öldürüyorlar…
“Vur” diyorlar, vuruyorlar… “Kap” diyorlar, Kapıyorlar… “Kaç”
diyorlar, kaçıyorlar… “Oy ver” diyorlar oy veriyorlar…
Hemen her
seçimden sonra milletvekili seçilenlerle ilgili gazetelerde
şöyle haberler çıkar: “TBMM’de 30′u aşkın aşiret reisi var…” Herkesin
bildiği gibi Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde geçmiş yüzyılların bir kurumu
olan ağalık düzeni halâ devam ediyor… Bu bölgelerde, yine irili-ufaklı
yüzlerce aşiret bulunuyor… Büyük aşiretlerin sayısı ise 15-20 civarında
bulunuyor… Yani, 15-20 aşiret reisi ya da ağası bu bögelerde yaşayan
milyonlarca kişiye emrediyorlar; “Karın tokluğuna çalış” diyorlar,
çalışıyorlar… Silah-eroin kaçır” diyorlar… Sorgusuz sualsiz yerine
getiriyorlar… “Oy ver” diyorlar, oy veriyorlar…
Milyonlarca insanın;
tarikat şeyhlerinin, mafya babalarının ve aşiret reislerinin dediklerinin
dışında kendi özgür iradeleriyle davrandıklarını düşünmek olası değildir,
elbette… Kendi özgür iradelerini tarikat şeyhlerine, mafya babalarına ve
aşiret ağalarına terketmiş bu zavallıların, bağımsız karar alma becerileri
de elbette ki, yoktur…
Sonuç olarak, mafya babaları,
aşiret ağaları ve tarikat şeyhleri, bu zavallı insanlara “falanca partiye
oy vereceksiniz” diye buyuruyorlar…
İyi güzel de, peki bu mafya
babaları, aşiret ağaları ve tarikat şeyhleri, emirleri kimlerden veya
hangi ülkenin gizli servisinden alıyorlar?
Esas yanıtlanması gereken soru
budur!!!
Türkiye, tarikat,
mafya ve aşiret sarmalından nasıl kurtulacak? Türkiye’yi bu çağdışı
yapıların hegemonyasından kim kurtaracak?
Türkiye nüfusunun
yaklaşık yarısına tekabül eden bu kadar sayıda insanın verdiği oylarla
parlamento oluşuyor… Bu insanların oylarıyla aşiret reisleri, mafya
liderlerinin belirlediği bazı isimler ve tarikat mensupları TBMM’de vekil
oluyorlar…
Türkiye’yi kimler
yönetiyor, Allahaşkına…
Bu tabloyu yaratanlar
tarikatlar, aşiretler ya da mafya grupları mı?… Elbette ki
HAYIR!!!
Bu tablonun mimarları
12 Mart’ı, 12 Eylül’ü yapan generallerden başkası değildir… 12 Mart ve
12 Eylül ile Türkiye’de adam gibi bir siyasi geleneğin ve demokratik
kültürün oluşmasını engelledikleri için elbette ki; bu tablonun mimarları
darbeci generallerdir…
ABD’nin emrettiği
şekilde; Türkiye’yi “Yeşil Kuşak” projesinin öznesi haline getiren darbeci
generaller, bu tablonun esas mimarlarıdırlar…
Bugün “Ilımlı İslam
Ülkesi” denince; akıllara ilk gelen “Türkiye” oluyorsa, bunun sorumlusu,
sözüm ona Atatürk’ün mirasçısı darbeci generallerdir… Atatürk’ün
demokratik-laik cumhuriyetini, bugün tarikatlar, mafya grupları ve
aşiretler yönetiyor… Bundan daha büyük bir kötülük yapılabilir miydi, bu
ülkeye…
1968′de ODTÜ’de sırf
ABD büyükelçisinin otomobilini yaktılar diye, liderlik vasıfları olan
onlarca öğrenci, faili meçhul cinayetlere kurban edildi…
1970′li yıllar boyunca
sol örgütlerin içine soktukları ajan-provakatörler aracılığıyla her türlü
rezilliği yaptıran darbeci generaller, önce solu illegaliteye ittiler,
ardından da yaptıkları darbelerle ezip yok ettiler…
Solun olmadığı yeri,
bugün tarikatlar, mafya grupları ve aşiretler dolduruyor…
Tabiat boşluk
kaldırmıyor…
Solun olmadığı yeri, bugün
tarikatlar, mafya grupları ve aşiretler dolduruyor… Topu topu 50-60
kişiyi yani; 15-20 mafya liderini, 15-20 tarikat şeyhini, 15-20 aşiret
ağasını kafa-kola alırsanız, Türkiye gibi bir ülkeyi rahatça kontrol
edersiniz…
Siz buna komplo teorisi mi, diyorsunuz!!!
Hesap ortada, söz
konusu 50-60 kişinin bugün nerelerde olduklarını, hangi ülkelerde
yaşadıklarını, kimlerle hemhal olduklarını hatırlayacak olursanız, bunun
komplo teorisi olmadığını anlarsınız… Sizce, örneğin ABD ve CIA, Türkiye
gibi bir ülkeyi 50-60 kişinin üzerinden kontrol edebilecekken, böyle bir
fırsatı kullanmaz mı?
Bana sorarsanız; 12 Mart ve 12 Eylül darbelerini, bir de bu yönden
değerlendirmekte yarar var… Bence, ABD, Türkiye’de siyasi iktidarı
bizzat belirleyebilmek için işbirlikçi generallerle birlikte bu ülkeyi
dikensiz gül bahçesine çevirmiştir…
Tabiat boşluk
kaldırmıyor…
Boşluk kaldırmasına
kaldırmıyor da; Acaba Atatürkçü olduklarını gerine gerine höyküren o
darbeci generaller; Atatürk’ün “Türkiye, dervişlerin, müritlerin ve
meczupların ülkesi olmayacaktır” sözüne rağmen bu ülkeyi imamlara
teslim etmiş olmaktan hiç mi utanç duymuyorlar???
12 Eylül’ün baş
mimarı, bir konuşmasında aynen şu sözleri söylemişti; “Biz eğer darbe
yapmasaydık bugün meydanlarda solcular konuşuyor olacaktı…”
O meydanlarda artık
solcular konuşmuyorlar ama, imamlar, dervişler, müritler ve meczuplar
konuşuyorlar… Kutlu olsun sizlere… Erdiniz muradınıza…
Geçmişte Deniz
Gezmiş’lerin, Mahir Çayan’ların, Taylan Özgür’lerin, Sinan Cemgil’lerin
yaptıklarının aynısını yapan Alman Joshka Fischer, bugün Almanya’nın
Dışişleri Bakanı… Claudia Roth ve Daniel Cohn Bendit ise Avrupa
Parlamentosu’nun en önemli isimleri… Bu örnekleri çoğlatmak mümkün…
Avrupalılar, lider özellikleri taşıyan kendi gençlerini asmayıp
beslediler!.. Bugün Avrupa, dünyaya zenginlik taşırken, bizim darbeci
generallerimiz kendi gençlerini yok ederek, Avrupalılar’a el açmaktan hiç
mi hicap duymuyorlar?
İnanın bu sorunun
cevabını o kadar çok merak ediyorum ki…..
Alparslan
Çelebi
© Copyright Solbirlik.org