Milliyetçiliğin son hamlesi:Irak’a asker gönderme girişimi! 20 Ocak 2007
Posted by Aybars in ABD, Kerkük, Ülkü Ocakları.add a comment
EMEK DÜNYASI
Milliyetçiliğin son hamlesi: Irak’a asker gönderme girişimi!
İhsan Çaralan-caralan@evrensel.net
Irak’a asker göndermek istemenin bu seferki gerekçesi Kerkük!
Efendim, “Kerkük’te soydaşlarımız zulüm görüyor”muş ve “Türkiye bunları korumakla yükümlü”ymüş!
Neden?.. Irak’ta sadece Türkmenler mi zulüm görüyor? Her gün yüzü aşkın kişi ölmüyor mu Irak’taki çatışmalarda? Ya da şöyle soralım: Neden Türkiye kendi sınırlarından 200 kilometre daha uzak, Irak’ın içinde oturan Türkmenler için bu ülkeye asker çıkaracaktır; hani siz ırkçı milliyetçiliği reddediyordunuz? Bu meşru görülürse; Çin sınırındaki Türkistanlıları, Kırım’daki, Balkanlar’daki Türk kökenli saydığınız halkları “kurtarmak” için de asker göndermeniz gerekmez mi?
Sorular çoğaltılabilir ve bu soruların patırtı yapmak, olup biteni saptırmak ötesinde bir yanıtı yoktur.
AMERİKANCILAR, 1 MART’IN RÖVANŞINI ALACAK
Irak’a asker göndermek için en hevesli parti CHP görünüyor. Oysa CHP, daha düne kadar 1 Mart Kararnamesi’ni reddettirmekle, Irak’a asker göndermeyi önlediği için Türkiye’nin Irak’taki bataklığa batmasını önleyen parti olmakla övünüyordu. Şimdi ise büyük bir hevesle, “Irak’a asker gönderelim; Kerkük’ü Kürtlerden kurtaralım” derken yeniden “kırmızı çizgiler stratejisine dönelim”i savunuyor.
Şimdi “hayt huyt”la, Meclis, gizli bir oturumda, Kerkük merkezli ve pratik karşılığı “Irak’a asker göndermek için hükümete yetki verilmesi” olan bir “Genel Görüşme” yapacak!
Görüşmenin gizli olması bile, halkın karşısında konuşulmayacak birtakım amaçlar olduğunu gösteriyor. Ancak; böyle bir kararla Amerikancılar, 1 Mart’ın rövanşını almış olacaklar. Çünkü onlara göre Türkiye, Irak’ta ABD’nin stratejisine bağlanmakta yeterince gayretli olamadığı için “paylaşım masasının dışında kalmış”tı!
Böylece CHP, şimdi 1 Mart’ın kefaretini ödeyecektir.
ASKERİ HAREKATA ASKER HEVESLİ Mİ?
Ancak karar alınsa bile, Irak’a asker göndermenin öyle kolay olmadığı da ortadadır. Nitekim dünkü Akşam gazetesinde, Hakkari Dağ Komando Tugayı’ının 1993-1995 arasındaki komutanı emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu şunları söylüyordu: “Meclis kararı yetmez. Halkı da ikna etmek gerek. Çünkü ABD ve İngiltere izin verse bile, oralara kadar indiğinizde vadilerde, şehirlerde neler olacağı belli. İçeri girdiğiniz anda karşınızda sadece PKK’yi değil 7 milyon Kürdü bulacaksınız. Bir sürü insan bize karşı savaşmaya gelecek. Sünniler ve Şiiler de ‘Türkler topraklarımıza girdi’ diye düşünecek. Vücutlarında bombalarla, patlayıcı yüklü araçlarla saldıran insanlara karşı, ABD’nin neler yaşadığı ortada.”
Pamukoğlu’nun söyledikleri, korkak ya da korkmuş bir askerin söyledikleri olarak görülemez. Söylenenleri, bir emekli generalin sadece kendi kişisel görüşleri olarak da almamak gerek. Daha önce de resmi raporlarda, Irak’a yönelik bir askeri harekatın başarı şansının olmadığına vurgu yapılmıştı. Dahası askerin, böyle durumlarda emekli generalleri basının önüne çıkararak görüşlerini ifade ettirdikleri düşünüldüğünde; Pamukoğlu’nun görüşlerini, Genelkurmay’ın da yaklaşımı (belirli bir ihtiyatla da olsa) olarak almak mümkün.
MİLLİYETÇİLİKTE YARIŞ SÜRECEK!
AKP ve CHP’nin (ANAP’ın da) ise bırakalım bir askeri harekatın risklerini, ABD’den izin almadan Irak’a asker göndermeyecekleri herkesin malumudur.
Peki o zaman ortadaki, “Kerkük canımız, soydaşlarımıza canımız feda olsun, hücum Kerkük’e, Musul’a!…” edebiyatı nedir?
Bunun, yükselen milliyetçiliğin azgınlaşması için piyasaya sürülmüş yeni bir unsur olduğunu söylersek; aslında gerçeklerin en önemlisini söylemiş oluruz.
Çünkü CHP ve arkasındaki güçler açısından, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde ülkenin, olağanüstü koşullara itilmesi, “savaş hali”nin önemli güçlerinin etkisinin artması, milliyetçi değerlerin piyasasının yükselmesi ve bu güçlerin, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ağırlıklarının daha da artmasına ihtiyaç vardır. Bugüne kadar Kuzey Irak ve PKK üstünden yürütülen kampanya, kendilerini “yeterince” güçlendirmemiştir. Şimdi bunlara bir de Kerkük’ü ekleyerek zorlamaları artırmak istemektedirler. Hazır Başbakan da kendileriyle “milliyetçilik yarışına girmiş”ken, “Hakiki milliyetçiyseniz buyrun Kerkük’e gidelim” denmektedir. Hele bir de “hükümete yetki verilirse”, artık savaş tamtamları da bir yana Mehter takımları sahaya indirilecek, “Haydi Kerkük’e marşı” her köşe başında, gün 24 saat çalınmaya başlanacaktır.
Muhtemeldir ki milliyetçi yükselişten pay almayı kendisi için bir politik dayanak edinen AKP Hükümeti de bazen herkesten daha çok “asker gönderme yanlısı”, bazen “sorumlu hükümet” pozuna bürünerek, ABD ile işbirliği ve ortaklığını geliştirerek, cadı kazanına odun atmaya devam edecektir.
GERÇEKLERİ AÇIKLAMAK İÇİN DAHA BÜYÜK BİR ÇABA
Hem hükümet hem de “muhalefet”, Irak’a asker göndermeseler bile içeride “asker göndermiş gibi” sonuçlar doğuracak bir siyasi ortam oluşturma çizgisine girmiştir. AKP, CHP, ANAP gibi partiler ve Meclis dışındaki sağın ve “sol“un milliyetçileri, oluşacak bu “piyasa”dan pay almak için kolları sıvamışlardır. Her biri kendi “tahvilleri”nin değerini artıracak biçimde konuşmaktadır ve politik ortamı, milliyetçilik dozu daha yüksek olan bir hatta çekme konusunda hemfikirdirler.
Ancak bu çizginin, her an tersine dönmesinin (aşırılığa götürülen her olgunun, tersine dönmesi imkanlarını da olağanüstü geliştirmesi gibi) koşulları da hızla olgunlaşmaktadır. Başka bir söyleyişle; milliyetçilikle, milliyetçiliğin azdırdığı yol ve yöntemlerle bir yere gidilemeyeceği, tersine; milliyetçiliğin Türkiye’yi badireden badireye sürükleyeceğinin görülmesinin kolaylaşacağı bir döneme girdiğimiz de görülmektedir. Ateşkes sonrası etkinliklerine katılımın artması, “Türkiye Barışını Arıyor” konferansının yankıları, Irak’ta olup bitenler, bölgedeki gelişmeler; artık milliyetçilikle gidilecek bir yolun olmadığını gösteriyor. Bize düşen; artık pek çok yönüyle ortaya çıkan bu gerçeği; halka, işçi sınıfına göstermek için üstümüze düşeni yapmaktır. Gerçeklerin açığa çıkması için daha büyük bir çaba!..
Katil tesbit edildi 20 Ocak 2007
Posted by Aybars in Ermeni, Hırant Dink, Unutma!, Ülkü Ocakları.add a comment
Katilin kimliği tespit edildi
20 Ocak 2007 Cumartesi 20:58
Hrant Dink’in katiline adım adım yaklaşılıyor. Fotoğrafların ardından zanlının kimliği de tespit edildi. Dink’in katil zanlısının Trabzon doğumlu Ogün Sanmaz olduğu belirlendi.
Trabzon’da operasyon yapan polis, Sanmaz’ın babası ile birlikte 10 kişiyi gözaltına aldı.
Ogün Sanmaz’ın Nizami Ülkü Ocakları üyesi olduğu belirlendi.